Sporun Alzheimer’ı
Sporu bir bina olarak düşünün; temeli disiplin, kolonları ise doğru kurallar ve sağlam bir vizyondur. Ancak bu binayı inşa eden mimarlar zaman zaman değişiyor ve her gelen, önceki mimarın çizimlerini çöpe atıp, binayı sıfırdan yapmaya kalkışıyor. İşte Türk sporunun kronik ve yıkıcı hastalığı budur: Kurumsal Hafıza Kaybı.
Başarı, asla tesadüf değildir. Başarısızlık ise, ders çıkarılmamış hataların tekrarıdır. Bizim sistemimiz, maalesef ders çıkarma mekanizmasını kaybetmiş durumda.
Her Seferinde Yeniden İcat Edilen Tekerlek
Bir turnuva biter, iyi ya da kötü, sonuç ne olursa olsun fatura bir kişiye kesilir, o gider ve yerine gelen yeni yönetim, sanki dünyada spor daha önce hiç yapılmamış gibi, her şeyi en baştan keşfetmeye soyunur. Önceki dönemin başarılı olmuş tek bir programı dahi incelenmez, başarısızlığın gerçek nedenleri derinlemesine analiz edilmez.
Bu durum, kulüplerden federasyonlara kadar yaygın bir hastalıktır. Bir antrenörün uyguladığı ve sonuç veren bir altyapı stratejisi, yeni gelen antrenör tarafından derhal değiştirilir. Çünkü bizim zihniyetimizde, ötekinin başarısı kabul edilemez, “benim yöntemim”........
