CHP’nin FETÖ’yle hesaplaşması
Rakipleri kabullenmese de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun geri dönüşü amiyane tabirle muhteşem olmasa da siyaseten "sarsıcı" oldu. Daha ilk günden Özgür Özelİmamoğlu ekibinin korkuya kapılması, Özel'in hızla kendini grup başkanı ilan etmesi, yapılamayacağını bildiği hâlde ısrarla kurultay istemesi ve Anıtkabir'de "ergen siyasetçi" gibi davranması kimseyi şaşırtmadı. Bu sarsıntı burada kalmayacak, sular durulduğunda yolsuzluk ve rüşvet sarmalı, Jetgiller ve havlucu rezaleti, siyaseti kirleten şaibe felaketi çok daha net ortaya çıkacak. Bütün bunlar az çok bilinen ve Kılıçdaroğlu'nun söylemesi tahmin edilen şeylerdi. Ancak Kılıçdaroğlu, daha önceki yazımda da belirttiğim gibi o "tarihi konuşması"nda Türkiye'yi ve sivil siyaseti tehdit eden çok daha sarsıcı bir gerçeğe işaret etti. FETÖ ve Batı'nın kontrol ettiği CHP gerçeğine... Kılıçdaroğlu, rahmetli Attila İlhan'ın dediği gibi, yıllar yılıdır "Batı'nın deli gömleği"ni yırtıp atamayan, değiştiremeyen CHP'ye tarihi bir fırsat alanı açtı. "Post post Kemalist" aydınlar saldırsa da onların yapamadığını Kılıçdaroğlu, kendisini de katarak öyle bir alan açtı ki, hem 15 Temmuz'dan özür dilemiş oldu hem de CHP'yi kuşatan, dizayn eden FETÖ gerçeğini itiraf etti. Şu sözleri tam anlamıyla bir siyasi yüzleşme........
