menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

CHP, Mutlak Butlan Tartışmaları ve Yeni Parti Arayışları: Değişimin Meşruiyet Arayışı

25 0
03.05.2026

Türk siyaseti son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile ilgili çıkması muhtemel “mutlak butlan” kararına kilitlenmiş görünmektedir. Kamuoyunda tartışmalar çoğunlukla bu hukukî sürecin olası sonuçlarına odaklansa da, perde arkasında daha derin ve uzun vadeli siyasi hesapların yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Sol ve merkez siyaseti kapsayacak yeni parti arayışlarının hızlanması, çeşitli açıklamalar ve satır aralarına yansıyan mesajlar birlikte değerlendirildiğinde, bu sürecin yalnızca mutlak butlan ihtimaline bağlı olmadığı görülmektedir.

Aslında yeni parti arayışlarının, sanıldığı gibi sadece mutlak butlan kararına endeksli olmadığı açıktır. Böyle bir karar çıkmasa dahi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden partinin başına dönmemesi ve mevcut yönetimin görevine devam etmesi halinde dahi yeni bir siyasi oluşumun gündeme geleceği yönünde güçlü işaretler mevcuttur. Hatta mutlak butlan tartışmaları başlamadan önce dahi bu yönde çalışmaların başladığı bilinmektedir. Bu durum, CHP içerisindeki değişim talebinin yalnızca güncel krizlere değil, yapısal sorunlara dayandığını göstermektedir.

Ekrem İmamoğlu’nun liderliğini yaptığı “değişim” hareketinin, başından itibaren yeni bir parti kurarak seçime girme fikrini değerlendirdiği yönündeki yorumlar da bu bağlamda anlam kazanmaktadır. Bunun temelinde iki önemli neden bulunmaktadır.

1. CHP’nin Oy Potansiyeli ile Sandık Sonucu Arasındaki Uçurum

Birinci neden, CHP’nin uzun yıllardır yaşadığı kronik bir sorundur: Parti ne yaparsa yapsın, anketlerde ne kadar yükselirse yükselsin, seçim günü bu destek tam anlamıyla sandığa yansımamaktadır. CHP belirli dönemlerde kamuoyunda umut yaratmakta, iktidara alternatif olarak görülmekte; ancak seçim sonuçları beklentilerin altında kalmaktadır.

Bu durumun arkasında sosyolojik, tarihsel ve psikolojik birçok sebep bulunmaktadır. Türkiye toplumunun belirli bir kesimi, hatta önemli bir çoğunluğu, mevcut iktidardan memnun olmasa dahi tercihini CHP’den yana kullanmamaktadır. Bunun nedenleri arasında CHP’nin tarihsel bagajı, tek parti dönemi algısı, elitist siyaset eleştirileri, muhafazakâr seçmenle kurulamayan duygusal bağ ve parti kimliğinin toplumun tamamına hitap edememesi sayılabilir.

Nitekim yaklaşık 105 yıllık siyasi geçmişi bulunan CHP, çok partili hayat dikkate alındığında genel seçimlerden yalnızca üç kez birinci parti olarak çıkabilmiştir.

1961 Genel Seçimleri: 27 Mayıs darbesi sonrasında yapılan seçimlerde CHP 6,7 oy almış ve 173 milletvekili çıkarmıştır. Ancak tek başına hükümet kuracak çoğunluğa........

© Hür Fikirler