menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Süreç Olarak Ekonomi

14 0
06.10.2026

Yerleşik iktisat öğretimi denge fikrine dayanmakta; maksimizasyon hedefleri önceden belirlenmiş olan ekonomik aktörlerin dengeyi sağlayacak biçimde nasıl davrandıkları karmaşık modeller, matematiksel formüller ve grafikler aracılığıyla incelenmektedir; ekonomi adeta bir fotoğraf gibi, bir durum gibi ele alınmaktadır. Oysa ki gerçek hayat böyle değildir.

Gerçek hayatta ekonomi, bireylerin sürekli kabuk değiştiren tercih ve kararlarına göre şekillenir.  Zira tüm bu tercihlerin merkezinde, kıt imkânlarla öznel amaçlarına ulaşmaya çalışan “gerçek insan” yer alır. Fiyatları, üretimi ve kaynak dağılımını yönlendiren ana dinamik; bireylerin gündelik kararları, yani insan eylemleridir. İnsanların ihtiyaçları, beklentileri, bilgi birikimleri ve değer yargıları durmaksızın değiştiği için bu eylemler de sürekli farklılaşır.

Bu haliyle, ekonomiyi bir durum olarak anlamak mümkün değildir. Ekonomi, ancak bir süreç olarak kavranabilir. Avusturya Okulu; piyasa fiyatlarının oluşumundan iş çevrimlerine, iş çevrimlerinden kaynak tahsisine ve sermaye birikimine kadar tüm iktisadi olguları milyonlarca insanın öznel değer yargıları, beklentileri ve risk tercihleriyle gerçekleştirdiği bilinçli eylemlerin sonucu olarak görür. Örneğin, sıcak bir yaz gününde Ege sahilindeki bir esnafın dondurma fiyatını yükseltmesi, Ankara Beşevler’de bir öğrencinin kısıtlı bütçesiyle otobüs yerine yürümeyi seçmesi ya da İstanbul Kapalıçarşı’daki bir tüccarın tasarruf aracı olarak altına yönelmesi, ekonomik süreci şekillendiren insanî eylemlerdir. Benzer şekilde, bir yazılımcının “evden çalışma” trendini fark edip yeni bir uygulama geliştirmesi veya Anadolu’daki bir çiftçinin kuraklık beklentisiyle mısır yerine nohut ekmesi, merkezî bir planlayıcının emriyle değil, bireylerin kendi koşullarını iyileştirme arzusuyla gerçekleşir. Bu haliyle piyasa, insan eylemleriyle şekillenen dinamik bir koordinasyon sürecidir. Kısacası, insan eylemini ve onun arkasındaki öznel mantığı merkeze almayan hiçbir iktisat kuramı, gerçek hayatın dinamiklerini kavrayamaz.

Böyle değerlendirdiğimizde, ‘piyasa mekanizması’ ifadesinin hatalı bir niteleme olduğunu; piyasanın bir ‘mekanizma’ değil yaşayan bir ‘organizma’........

© Hür Fikirler