Petrol Uğruna Haydutlaşan Devletler
Donald Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu “askerlerine kaçırtıp” ardından gözaltına aldırması ve eş zamanlı olarak Venezuela’nın petrolü ile yer altı kaynaklarını açıkça hedef göstermesi, sadece Latin Amerika için değil, bütün dünya için alarm verici bir eşiğin aşıldığını göstermektedir. Bu hadise, büyük devletlerin artık uluslararası hukuku, devlet egemenliğini ve halkların iradesini umursamadan, açık bir kaynak gaspı siyasetine yöneldiğinin en çıplak örneklerinden biridir. Ortada ne demokrasi hassasiyeti vardır ne de insan hakları kaygısı.
Venezuela örneğinde görülen şey; petrolü, doğal gazı ve yer altı zenginlikleri olan bir ülkenin, “özgürlük” ambalajına sarılmış yeni nesil bir sömürgeci anlayışla diz çöktürülmesidir. 19. yüzyılda top ve tüfekle yapılan sömürü, bugün finansal yaptırımlar, askerî tehditler ve lider kaçırma operasyonlarıyla sürdürülmektedir. Yöntem değişmiş, zihniyet değişmemiştir. Trump’ın bu süreçte kullandığı dil son derece öğreticidir. “Venezuela’nın petrolü Amerikan şirketleri için değerlendirilmelidir”........

Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin