menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türk Vatandaşlığının Yatırım veya Taşınmaz Edinme Yoluyla Kazanılması ve Bunun İptali veya Geri Alınması İşlemi

17 7
16.01.2025

İşbu yazımızda; 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.12’de düzenlenen Türk vatandaşlığının istisnai olarak yatırım yoluyla ve taşınmaz edinme yoluyla kazanılması, sonradan kazanılan vatandaşlığın yetkili makam kararıyla iptali veya geri alınması işleminin hukukiliği ve vatandaşlığın kaybedilmesinde yetkili makamın takdir yetkisi değerlendirilecektir.

1- Türk Vatandaşlığının İstisnai Yolla Kazanılması

Türk vatandaşlığının kazanılması; Anayasanın “Türk vatandaşlığı” başlıklı 66.[1] ve 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun “Türk vatandaşlığının kazanılması halleri” başlıklı 5.[2] maddesinde düzenlenmiş olup, Türk vatandaşlığının kazanılması halleri doğum yoluyla kazanılması ve sonradan kazanılması olarak hüküm altına alınmıştır.

Anayasa m.66’ya göre; Türkiye Devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesin Türk olduğu, vatandaşlığın kanunun gösterdiği şartlarla kazanılacağı ve ancak kanunda belirleyici şartlarla kaybedileceği, kimsenin vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamayacağı ve vatandaşlığın kaybına ilişkin karar ve işlemlere karşı yargı yolunun kapatılamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Türk Vatandaşlığı Kanunu m.6[3] uyarınca; Türk vatandaşlığının doğum yolu ile kazanılması, soy bağı esası ve doğum yeri esası olmak üzere iki farklı şekilde kabul edilmiştir. Esasında; Türk vatandaşlığının kazanılmasında soy bağı, yani kan esası kabul edilmiş olup, vatansızlığın önlenmesi maksadıyla doğum yeri, yani toprak esası da vatandaşlığın kazanılabilmesinde kişiye imkan olarak tanınmıştır[4].

Bu yazımızda; Türk vatandaşlığının sonradan kazanılmasının bir şekli olan istisnai olarak kazanılması incelenecek olup, Türk vatandaşlığının doğum yoluyla kazanılması ile sonradan kazanılma yollarından olan evlat edinilme ve seçme hakkının kullanılması ile vatandaşlığın sonradan kazanılmasına ilişkin değerlendirmeye yer verilmeyecektir.

Kişinin doğumundan sonra ve doğumdan başka bir sebeple kazandığı vatandaşlık, sonradan kazanılan vatandaşlık (müktesep vatandaşlık) olarak adlandırılmaktadır. Türk vatandaşlığının sonradan kazanılması Türk Vatandaşlığı Kanunu m.9[5]’da düzenlenmiştir. Bu hükme göre; Türk vatandaşlığının sonradan kazanılmasının yetkili makam kararıyla, evlat edinmeyle veya seçme hakkının kullanılması yoluyla kazanılabilir.

Türk vatandaşlığının yetkili makam kararıyla kazanılması ise; genel yolla vatandaşlığa alınma, istisnai yolla vatandaşlığa alınma, ikamet şartına bağlı olarak veya ikamet şartına bağlı olmaksızın yeniden vatandaşlığa alınma, evlenme yolu ile vatandaşlığı kazanma ve göçmen olarak kabul edilen kişilerin Türk vatandaşlığına alınması gibi farklı yolları içermektedir.

Yabancıların Türk vatandaşlığını genel yolla kazanması; Türk Vatandaşlığı Kanunu m.10’da ve m.11’de düzenlenmiş olup, Kanunda yer alan şartların yerine getirilmesi halinde yabancının başvuru yoluyla vatandaşlığı talep etmesi ve yetkili makam tarafından takdir yetkisinin kullanılarak, bu talebin kabul edilmesi ile vatandaşlığa alınması yoludur.

Bir yabancının Türk vatandaşlığını genel yolla kazanması için; kendi milli kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olması, Türkiye’de başvuru tarihinden geriye dönük olarak kesintisiz beş yıl ikamet etmesi, Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmesi, genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığının bulunmaması, iyi ahlak sahibi olması, yeteri kadar Türkçe konuşabilmesi, Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olması, milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmaması gerekmektedir. Bu şartların sağlanması halinde kişi, yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını elde edebilecektir.

Belirtmeliyiz ki; Türk Vatandaşlığı Kanunu m.10/1’in son cümlesinde, aranan şartların yabancıda bulunmasının kişiye mutlak bir hak sağlamayacağı hüküm altına alınmış olup, bu hususta Devletin bir yabancının Türk vatandaşlığına alınmasında takdir yetkisinin bulunduğu tartışmasızdır[6].

Türk Vatandaşlığı Kanunu m.12 ve Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.20’de düzenlenen istisnai yolla vatandaşlığa alınmaya göre; milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmayan ve Kanunda tespit edilen belirli vasıfları haiz kimselerin, Cumhurbaşkanı kararı ile Türk vatandaşlığına alınabileceklerdir.

Kanun koyucu; Türk vatandaşlığının istisnai yolla elde edebilecek kişileri dört gruba ayırmış olup, Türk Vatandaşlığı Kanunu m.12/1-a uyarınca; Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler, Türk Vatandaşlığı Kanunu m.12/1-b uyarınca; 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.31/1-j’de belirtilen ikamet izni alanlar ile Turkuaz Kart sahibi yabancılar ve bu yabancının eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocukları, Türk Vatandaşlığı Kanunu m.12/1-c uyarınca; vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler ve Türk Vatandaşlığı Kanunu m.12/1-d uyarınca; göçmen olarak kabul edilen kişiler olarak belirtmiştir.

Nitekim, Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.20/2’de ve Türk Vatandaşlığı Kanunu m.12/1-b’de; Türkiye’de bulunmayan, ancak Cumhurbaşkanınca belirlenecek kapsam ve tutarda yatırım yapacaklar ile bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuklarının istisnai olarak vatandaşlığa alınabilmesi için gereken yatırımlar ile taşınmazın niteliklerine dair düzenlemeye yer verilmiştir.

Bu düzenleme; 28.07.2016 tarih ve 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu m.27 uyarınca eklenmiş olup, bu madde ile 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.31/1-j uyarınca ikamet izni alanlar ile Uluslararası İş Gücü Kanunu m.11’de belirtilen turkuaz kart sahibi yabancıların, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen kapsam ve tutarda yatırım yapması halinde, Türk vatandaşlığının kazanabileceği belirtilmiştir.

Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.20/2’ye göre;

a. En az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarında sabit sermaye yatırımı gerçekleştirdiği Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca tespit edilen yabancılar,

b. En az 400.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarındaki taşınmazı tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla, satın aldığı veya kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulmuş, en az 400.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarı peşin olarak yatırılan ve tapu siciline üç yıl süreyle devir ve terkinin yapılmayacağı taahhüdü şerh edilmek şartıyla noterde düzenlenmiş sözleşme ile taşınmazın satışının vaat edildiği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca tespit edilen yabancılar,

c. En az 50 kişilik istihdam oluşturduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca tespit edilen yabancılar,

ç. En az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarında mevduatı üç yıl tutma şartıyla Türkiye’de faaliyet gösteren bankalara yatırdığı Bankacılık Düzenleme ve De- netleme Kurumunca tespit edilen yabancılar,

d. En az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarında Devlet borçlanma araçlarını üç yıl tutmak şartıyla satın aldığı Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit edilen yabancılar,

e. En az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tu tarında gayrimenkul yatırım fonu katılma payı veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma payını en az üç yıl elinde tutma şartıyla satın aldığı Sermaye Piyasası Kurulunca tespit edilen yabancılar,

f. En az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarında katkı payını, kapsamı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenen fonlarda tutma ve üç yıl sistemde kalma şartıyla bireysel emeklilik sistemine yatırdığı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca tespit edilen yabancılar,

Buna göre; milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmayan ve Kanunda tespit edilen belirli vasıfları haiz kimseler yetkili makamın takdir yetkisine bağlı olarak Türk vatandaşlığını istisnai olarak kazanabileceklerdir.

Yeri gelmişken belirtmeliyiz ki; yabancıların Türkiye’de taşınmaz edinmesine dair 2644 sayılı Tapu Kanunu m.35’de yer alan düzenleme, 03.05.2012 tarihli ve 6305 sayılı Tapu Kanunu ve Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun m.1 uyarınca değiştirilmiştir. Yapılan düzenlemede; bir yabancının Türkiye’de taşınmaz edinmesine izin verilmesi için bir Türk vatandaşının da o ülkede taşınmaz edinebilmesi şartı, yani mütekabiliyet ilkesi kaldırılmış, hangi devletlerin vatandaşlarına taşınmaz edinme hakkı tanınacağının belirlenmesinde Cumhurbaşkanı yetkilendirilmiş, daha önceden yürürlükte bulunan 5782 sayılı Kanunda yabancı gerçek kişilerin ülkede edinebilecekleri taşınmazların toplam 2,5 hektar yüzölçümü olabileceğine dair sınırlandırma 30 hektara çıkarılmış ve yine yabancı gerçek kişilerin sadece mesken veya iş yeri edinebilmelerine dair sınırlama da kaldırılmıştır.

Bir Devletin egemenlik alanı ve en temel unsuru olan kara parçası; Devletin bağımsızlığının bir sembolü olarak kabul edilip, egemenlik alanını oluşturmaktadır. Kanunda yapılan değişiklerle; Yabancılar Hukukunun genel bir ilkesi olan mütekabiliyet ilkesinden tek taraflı olarak vazgeçilmesinin, bir yabancının Türkiye’de taşınmaz edinmesinde öngörülen toplam yüzölçümü sınırının büyük oranda artırılmasının ve yabancı gerçek kişilerin sadece mesken veya iş yeri edinebilmelerine dair sınırlamanın kaldırılmasının, ülkenin iktisadi ve sosyal sistemine büyük ölçüde etki edeceğini düşünmekteyiz.

Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının; vatandaş veya yabancı ayrımı gözetmeksizin tüm insanları kapsadığı kabul edilse de, Anayasa m.16’da yabancıların temel hak ve hürriyetlerinin milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabileceği belirtilmiştir. Türk vatandaşlarının kendi ülkesinde taşınmaz edinmesine izin vermeyen bir ülke vatandaşına “eşitlik” ilkesine aykırı olarak mütekabiliyet şartı aranmamasının, 30 hektar gibi fazlaca yüzölçümünü haiz büyüklükte taşınmaz edinilmesine imkan tanınmasının ve mesken ile iş yeri vasfını haiz olmaksızın tüm taşınmazlar üzerinde mülkiyet edinilmesinin, Devletin egemenliği üzerinde olumsuz etki yapacağını ve bir nev’i yabancılara imtiyaz tanıma anlamına geleceğini belirtmek isteriz.

Buna ek olarak; Türk Vatandaşlığı Kanunu m.12’de düzenleme altına alınan yabancının istisnai yolla vatandaşlığa alınması usulü ile ilgili, birçok devlette düzenlemeler bulunmakta olup, taşınmaz edinimi veya yatırımcı olmanın yanında, yabancının vatandaşlığa alınmasında bir süre ülkede ikamet etmesi, ülke kültürü hakkında bilgi sahibi olması, ülkenin resmi dilini belirli oranda bilmesi gibi şartlara yer verildiği görülmektedir[7]. Türk vatandaşlığının istisnai olarak kazanılması hususunda; Devletin hükümranlık yetkisini kullanması ve buna ilişkin kanuni düzenlemelerle vatandaşlığın kazanılmasının usul ve şartlarını belirleyeceğinde şüphe bulunmamakla birlikte, hükümranlık yetkisinin sınırsız olmadığı, Devletin bu yetkisini kullanırken keyfilikten uzak, vatandaşlığın anlam ve önemine esas alınması, toplum yapısını, kültürel birliğini, Devletin dilinin bilinmesini veya öğrenilmesini ve yabancıların toplumla uyumunun dikkate alınması gerektiğini düşünmekteyiz.

2- Türk Vatandaşlığının Yetkili Makam Kararı ile Kaybı

Türk Vatandaşlığı Kanunu m.23 ve devamı hükümlerinde Türk vatandaşlığının kaybı; Türk........

© Hukuki Haber