Kaba Üst Yoklamasında Maddeyi Teslim Eden Şahsa TCK m.192/3’ün Uygulanmamasına İşaret Eden Yargıtay Kararı ve Değerlendirmemiz
Bu yazımızda; kaba üst yoklaması sonrasında uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi teslim eden şahsın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmaması ile ilgili Yargıtay 10. Ceza Dairesi tarafından verilen 14.10.2024 tarihli, 2024/6718 E., 2024/23883 K. sayılı karara ve konu ile ilgili görüşümüze yer vermekteyiz.
Karara göre; “Olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağına göre, sanık hakkında uyuşturucu madde sattığına dair istihbari bilginin mevcut olduğu, sanık kolluk görevlileri tarafından durdurulup suç unsuru sorulduğunda üzerinden çıkarmış olduğu uyuşturucu maddeleri teslim etmiş ise de kolluk görevlilerinin 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu kapsamında durumundan şüphelendikleri şüphelinin kimlik kontrolünü ve kaba üst yoklamasını yapmalarının yasal görevleri olduğu, sanık tarafından üzerinde uyuşturucu madde olduğu söylenmese dahi kaba üst yoklamasıyla suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarına göre ele geçirilmesinin mümkün olması karşısında, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır”.
Kararda Daire özetle; şahıs hakkında henüz soruşturma yokken ve PVSK m.4/A kapsamında Durdurma ve kimlik sorma prosedürü işletilmekte iken, üzerinde nasıl olsa uyuşturucu veya uyarıcı maddenin yakalanacağı düşüncesi ile şahsın yasak maddeleri tesliminin etkin pişmanlık uygulanmasına sebebiyet vermeyeceğine yer vermiş olup, bu karar daha önce Daire tarafından verilen müstakar kararlara aykırılık teşkil etmektedir.
Bu konuda daha önce yazılar kalem almakla[1]; Yargıtay’ın müstakar kararına göre, henüz soruşturma başlamaksızın, PVSK’nın alanına giren bir durumda şahsın yasak maddeyi teslimi TCK m.192/3 olarak değerlendirilmektedir.
Etkin pişmanlık konusunda Yargıtay Genel Kurulu; bu konuda ihtimallere de yer vermek suretiyle 20.12.2018 tarihli, 2016/1014 E., 2018/664 K. sayılı kararında ayrıntılı açıklamalar yapmıştır. Karara göre; “Birinci ihtimal; sanığı durduran görevlilerin ellerinde bir adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunması halidir. Bu durumda, kolluk görevlilerinin ellerinde bulunan karar ya da emri sanığa ibraz edip yapacakları arama sonucunda suç konusu delile ulaşabilecekleri anlaşıldığından, üzerindeki uyuşturucu maddeyi çıkarıp teslim eden sanık hakkında TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacaktır.
İkinci ihtimal; ellerinde bir adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunmayan kolluk görevlilerinin sanığı durdurduktan sonra Cumhuriyet savcısına bilgi verip talimatları doğrultusunda işlem yapmaları halidir. Bu durumda da adli arama kararı ya da yazılı arama emri verilip verilmemesine göre iki olasılık söz konusu olacaktır.
Adli arama kararı ya da yazılı arama emri alınması durumunda; sanığı durduran kolluk görevlilerinin bu karar ya da emri sanığa ibraz edip yapacakları arama sonucunda suç konusu delile ulaşabilecekleri anlaşıldığından, üzerindeki uyuşturucu maddeyi çıkarıp teslim eden sanık hakkında TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacaktır.
Adli arama kararı ya da yazılı arama emri alınamaması durumunda ise; üzerine arama yapılamayacak olan sanığın, uyuşturucu maddeleri teslim etmek suretiyle suçun konusu ve delilini hukuka uygun hale getirerek kendi suçunu ortaya çıkarması nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanacaktır.
Üçüncü ihtimal ise; ellerinde bir adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunmayan görevlilerin sanığı durdurmaları sonrasında yaptıkları arama sonrasında suçun konusu ve delili olan uyuşturucu maddeleri ele geçirmeleri halidir. Bu durumda suçun maddi konusunu oluşturan uyuşturucu maddeler hukuka aykırı elde edilmiş olacağından, Anayasanın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK’nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hükme esas alınamayacaktır”.
Ceza Genel Kurulu bu genel bilgileri verdikten sonra; etkin pişmanlıkla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yapmıştır: “Kolluk görevlilerince durdurulduğu sırada hakkında düzenlenmiş bir adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunmayan ve bu nedenle üzerinde arama yapılıp delil elde edilemeyecek olan sanığın, üzerindeki uyuşturucu maddeleri görevlilere teslim etmek suretiyle suçun konusu ve delilini hukuka uygun hâle getirerek kendi suçunu ortaya çıkardığının, bu aşamaya kadar da kolluk görevlilerince gerçekleştirilen işlemlerin Cumhuriyet savcısına........© Hukuki Haber
