GIDA KOLLUĞU
Günümüzde kolluk faaliyetleri yalnızca polislik hizmetleriyle sınırlı değildir. Kamu düzenini korumak amacıyla, polisin yanı sıra birçok kolluk birimi görev yapmaktadır. Gıda mevzuatının uygulanması ve denetimi (gıda kolluk faaliyeti), özel bir kolluk faaliyetidir. Bu faaliyetin amacı, insanların beslenmek için ihtiyaç duyduğu gıdaların güvenliğini sağlamaktır. Gıda, insanlar için vazgeçilmez ve temel bir ihtiyaçtır. Teknolojik gelişmeler gıda sektörünü derinden etkilemiş ve gıda güvenliğine ilişkin yeni endişeler doğurmuştur. endüstriyel gıda üretimi, genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO), yeni katkı maddeleri, uzun raf ömrü sağlayan kimyasallar ve karmaşık tedarik zincirleri gıda güvenliğini daha riskli bir hale getirmiştir. Kamu düzeni, insanların güvenlik ve huzur içinde yaşamasını gerektirdiğinden dolayı gıda güvenliğinin sağlanması da kamu düzeninin bir unsuru haline gelmiştir.
Türkiye'de gıda güvenliğini sağlamaya yönelik denetim ve uygulama faaliyetleri, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Söz konusu faaliyetler, 2010 yılında yürürlüğe giren 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu (kısaca Gıda Kanunu) ile düzenlenmiştir. Gıda Kanunu, Avrupa Birliği mevzuatına uyum sağlamak amacıyla çıkarılmıştır.
GIDANIN "GÜVENLİ" OLARAK BELİRLENMESİ
Gıda mevzuatının uygulanması, teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren bir faaliyettir. Gıda mevzuatının uygulanması süreci; başta gıda mühendisliği bilimi olmak üzere, teknik ve özel bilgiye ihtiyaç duyar. Bu nedenle, gıda mevzuatının uygulanmasına ilişkin temel kavramlar, faaliyet alanına özgüdür.
Gıda mevzuatının uygulanmasındaki en temel kavram "gıda"dır. İnsanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için beslenmeleri gerekir ve gıda, beslenme amacıyla kullanılır. Gıda; insanlar tarafından yenilen,
içilen veya yenilmesi ya da içilmesi beklenen; işlenmiş, kısmen işlenmiş veya işlenmemiş ürünleri ifade eder(madde 3).
Gıda güvenliğinin temelini, gıdanın insan sağlığına zarar verme riski oluşturur. Gıda güvenliğine ilişkin endişeler yeni bir olgu değildir. Güvenli olmayan gıda ve suların neden olduğu ishal hastalıkları yüzünden her yıl binlerce insanın hayatını kaybettiği belirtilmektedir. Güvenli gıda; insan sağlığı açısından fiziksel, kimyasal veya biyolojik bir tehlike oluşturmayan, tüketime hazır olan ve mevzuata uygunluk gösteren gıdadır (madde 21).
Güvenli gıdanın belirlenmesinde belirli kriterler dikkate alınır. Gıdanın güvenli olup olmadığının tespitinde; üretim aşamaları, etiket bilgileri ve sağlık uyarıları ile insanların günlük normal kullanım koşulları göz önünde bulundurulur. Gıdanın insan sağlığına zararlı olup olmadığının belirlenmesinde; tüketicinin sağlığı üzerindeki olası ani, kısa veya uzun vadeli etkilerin yanı sıra; gelecek nesiller üzerindeki etkiler, olası kümülatif toksik etkiler ve belirli tüketici gruplarının özel sağlık hassasiyetleri de dikkate alınır (madde 21).
Güvenli gıda, Türk Gıda Kodeksi'ne uygun olmak zorundadır. Gıda kodeksinde; gıda, katkı maddeleri, numune alma, ambalajlama, etiketleme, taşıma, depolama esasları ve analiz yöntemlerine ilişkin asgari teknik ve hijyenik kriterleri düzenleyen hükümler yer almaktadır. Gıda kodeksi, Bakanlığın Ulusal Gıda Kodeksi Komisyonu tarafından hazırlanır. Bakanlık, gıda kodeksini hazırlarken ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapabilir(madde 23). Gıda kodeksine aykırı gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelerin üretimi ve piyasaya arzı yasaktır (madde 21). Güvenli gıda, gıda kodeksindeki hijyen koşullarına uygun olmalıdır. Hijyen; gıdanın insan tüketimine uygunluğunu sağlamak amacıyla gıda zincirinin tüm aşamalarında alınması gereken her türlü önlemdir (madde 3).
Tağşiş ve taklit, gıda güvenliğini ihlal eder. Taklit ve tağşiş gibi eylemler, özellikle gıda piyasasında talebin arttığı dönemlerde görülmektedir. Tağşiş; gıdaya temel özelliğini veren unsurların ve besin değerlerinin tamamının veya bir kısmının uzaklaştırılması ya da mevzuata aykırı olarak miktarlarının değiştirilmesidir. Bir diğer tağşiş türü ise, ilgili madde yerine aynı değere sahip olmayan başka bir maddenin, sanki o maddeymiş gibi eklenmesidir. Öte yandan taklit; gıdanın şekil, bileşim ve nitelikler bakımından yapısında bulunmayan özelliklere sahipmiş gibi veya başka bir ürünle aynıymış gibi sunulmasıdır (madde 3). Gıdada taklit ve tağşiş yasaktır. Taklit edilen ve tağşişe uğrayan ürün işlenemez veya piyasaya arz edilemez(madde 24). Gıda mevzuatının uygulanmasından sorumlu olanların, insanların güvenli gıda ile beslenmesini sağlama konusunda büyük bir sorumluluğu vardır.
GIDA KOLLUĞUNUN TEŞKİLATLANMASI
Kolluk faaliyetleri kamu düzenini korur ve kamu düzenini bozan olaylara müdahale eder. Toplumsal yaşamdaki huzur ve düzen, kamu düzenini oluşturur. Kamu düzeninin kapsamı giderek genişlemekte ve zenginleşmektedir. Geçmişte kolluk denildiğinde genellikle akla polis gelse de, günümüzde kentleşme, çevrenin korunması, iklim değişikliğiyle mücadele ve afetlere hazırlık gibi pek çok faaliyet de kolluk faaliyeti kapsamında yürütülmektedir. Kamu düzeninin sürdürülebilmesi için gıdanın sağlık açısından güvenli olması gerekir. Tarih boyunca devletler, insanların güvenli kaynaklardan........
