KATKI PAYI ÜCRET NİTELİĞİNDE MİDİR – ANAYASA MAHKEMESİ KARAR İNCELEMESİ
Başvuru Numarası: 2017/38233
Karar Tarihi: 02.12.2020
Başvuru sahibi M.R.T. A.Ş.; M.R.T. A.Ş. Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı’na çalışanları adına katkı payı ödemiş ve bu ödemeyi alınan maaş gibi unsurlara bağlı olarak hesaplamıştır. 2007-2011 yılları arasındaki dönem için M.R.T. A.Ş. Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı’na yapılan ödemeler ile ilgili olarak vergi incelemesi yapılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda ödenen katkı paylarının ücret niteliğinde olduğuna karar verilmiştir. Başvuru sahibi M.R.T. A.Ş. tarafından yapılan katkı payı ödemeleri üzerinden cezalı gelir vergisi ve damga vergisi tahsil edilmiştir.
HUKUKİ UYUŞMAZLIK VE HUKUKİ DAYANAK
Başvuru sahibi M.R.T. A.Ş. adil yargılanma ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini iddia etmiş ancak Anayasa Mahkemesi (AYM), başvurunun mülkiyet hakkının ihlali iddiası kapsamında incelenmesi gerektiğine karar vermiştir. Başvuru sahibi M.R.T. A.Ş. katkı payı üzerinden vergi tahsil edilemeyeceğini, yapılan tahsilatın Anayasa m 35’te korunan mülkiyet hakkına aykırı olduğunu iddia etmiştir.
Anayasa m. 35: Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
Anayasa m. 73’ten verginin kamu giderlerini karşılamak amacıyla tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Bu da verginin kamu yararına olduğu hususunda kuşkuya mahal bırakmayacak niteliktedir. Başvuru sahibi M.R.T. A.Ş. mülkiyet hakkının sınırlandırılmasında, sınırlamanın kanuniliği hususunda sakatlık olduğu iddiasındadır. Başka bir ifadeyle sınırlamanın sınırını belirten Anayasa m. 13’e aykırılık olduğu kanaatindedir. Bu iddiasını da Gelir Vergisi Kanunu (GVK) m. 61 ve 94’te katkı payının ücret olarak görülmediğine (katkı payının ücret unsurlarını taşımadığına) dayandırmaktadır. Benzer bir bireysel başvuruda AYM’nin bu vergilendirmenin kanunla sınırlandırmaya aykırı olduğu gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde verdiği kararı örnek olarak gösterilmiştir.
Anayasa madde 13: Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
Somut olay çerçevesinde anayasal ilkelerden olan; ölçülülük, kanunilik ve hukuki güvenlik ilkelerini irdelemek gerekir.
Temel hak ve özgürlüklerin ne kadar sınırlandırılabileceğini belirleyen ilkeye ölçülülük ilkesi denir. Daha açık bir ifadeyle “Anayasalar sınırlamanın ölçütlerini ve sınırlamanın sınırını belirleyerek, yasama organına tanınan hak ve özgürlükleri sınırlama yetkisinin anayasal sınırlarını çerçevelendirirler. Hak ve özgürlükleri yasama organına karşı koruyan, yasama organının takdir yetkisini sınırlayan güvencelerden biri de ölçülülük ilkesidir.”[1]. Ölçülülük ilkesi;........
