ŞİRKET YETKİLİSİNİN ŞİRKET BORÇLARINDAN SORUMLULUĞU
Limited Şirket Müdürü, Anonim Şirket Yöneticisi, Ortak ve Kanuni Temsilcinin Borçtan Sorumluluğu ile İstisnalar
Ticaret hayatının süjeleri tarafından tam olarak anlaşılamamış konuların başında, şirketin borçlarından yetkilinin sorumlu olup olmayacağı ve bu sorumluluğun sınırının ne olduğu gelmektedir. Bir şirket borcunu ödemezse, şirket müdürü, şirket ortağı, yönetim kurulu üyesi ya da “şirket yetkilisi” olarak bilinen kişi bu borcu kendi mal varlığından ödemek zorunda kalır mı? Uygulamada birçok kişi şirket ile şirketi yöneten gerçek kişileri aynı kişilik sanmaktadır. Oysa hukuk düzeni bakımından şirket, onu yöneten kişiden ayrı bir varlıktır. Özellikle limited ve anonim şirketler, tüzel kişiliğe sahip oldukları için kural olarak borcun asıl muhatabı şirketin kendisidir. Bu nedenle her şirket borcu otomatik olarak müdüre, ortağa veya yönetim kurulu üyesine yüklenmez. Ancak bu genel kuralın çok önemli istisnaları vardır. Özellikle vergi borçları, SGK prim borçları, kanuni temsil yükümlülüğünün ihlali, kusurlu yönetim, muvazaalı işlemler, mal kaçırma, defter ve belge yükümlülüklerinin ihlali ve alacaklıyı zarara uğratan işlemler bakımından şirket yetkilisinin şahsi sorumluluğu ciddi biçimde gündeme gelebilir. Bu nedenle “şirket borcundan şirket yetkilisi sorumlu olur mu?” sorusunun tek cümlelik bir cevabı yoktur. Kural olarak şirket borcundan şirket sorumludur; fakat kanunun özel olarak sorumluluk yüklediği hâllerde ortak, müdür, yönetim kurulu üyesi veya kanuni temsilci de kişisel malvarlığıyla sorumlu tutulabilir. Bu ayrım doğru kurulmadığında, ya borçlu olmadığını sanan şirket yetkilisi ağır icra ve haciz riskiyle karşılaşmakta ya da alacaklı taraf yanlış kişiye yönelerek zaman kaybetmektedir.
1. Önce temel ilke: Şirket ayrı bir tüzel kişidir.
Sermaye şirketi olarak limited şirket ve anonim şirket, Türk hukukunda ortaklarından ve yöneticilerinden ayrı tüzel kişiliklerdir. Bu nedenle şirketin yaptığı sözleşmenin, aldığı malın, verdiği çekin, üstlendiği ticari edimin ya da bankaya olan kredi borcunun ilk sorumlusu kural olarak şirketin kendisidir. Şirketin kasası, banka hesabı, ticari işletmesi, araçları, makineleri, stokları ve diğer malvarlığı unsurları bu borcun asıl teminatını oluşturur.
Bu çerçevede, sırf bir kişinin şirket müdürü olması veya ticaret sicilinde yetkili görünmesi, her şirket borcundan dolayı otomatik biçimde şahsen borçlu olacağı anlamına gelmez. Aynı şekilde bir kişinin şirket ortağı olması da her özel hukuk borcunun onun kişisel borcu hâline gelmesi sonucunu doğurmaz. Özellikle adi ticari borçlar bakımından temel prensip budur. Fakat bu temel prensibin sınırlarını bilmek gerekir; çünkü hukuk uygulamasında asıl sorun, kural ile istisnanın birbirine karıştırılmasından doğmaktadır.
2. Limited şirket ortağı her borçtan sorumlu mudur?
Limited şirket ortakları bakımından başlangıç noktası Türk Ticaret Kanunu’dur. TTK m. 602 uyarınca limited şirket ortağı, esas itibarıyla şirkete karşı, taahhüt ettiği esas sermaye payını ve varsa şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ile yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdür. Başka bir ifadeyle, limited şirket ortağının kural olarak sorumluluğu, şirkete koymayı üstlendiği sermaye ile sınırlıdır; şirketin her ticari borcu doğrudan ortağın şahsi borcu hâline gelmez.
Bu nedenle limited şirketin bir tedarikçiye borcu olması, kira borcunu ödeyememesi, bankaya olan kredi taksitini aksatması ya da müşterisine karşı sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü ihlal etmesi hâlinde alacaklı, sırf “bu kişi ortaktır” diyerek ortağın kişisel malvarlığına yönelme hakkını her durumda elde etmez. Özel hukuk alacaklarında esas muhatap şirket tüzel kişiliğidir. Bu nokta uygulamada çok önemlidir; çünkü çoğu zaman alacaklı taraf, şirket müdürü ile şirket ortağını aynı kefeye koymakta ve kanuni dayanak olmadan doğrudan gerçek kişilere yönelmeye çalışmaktadır. Hukuken bu yaklaşım her zaman doğru değildir.
Ancak limited şirket ortağının kamu borçları bakımından durumu farklıdır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m. 35 uyarınca limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu tutulabilir. Yani vergi, bazı kamu alacakları ve kamu gücüyle takip edilen belirli borçlarda ortak bakımından istisnai bir şahsi sorumluluk rejimi vardır. Bu yüzden “limited şirkette ortak hiçbir borçtan sorumlu olmaz” demek de doğru değildir.
3. Şirket müdürü ile ortak aynı şey değildir.
Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, ortaklık sıfatı ile temsil ve yönetim yetkisinin aynı şey sanılmasıdır. Oysa limited şirkette bir kişi ortak olabilir ama müdür olmayabilir; müdür olabilir ama ortak olmayabilir; hem ortak hem müdür de olabilir. Bu ayrım, borçtan kimin hangi hukuki sebeple sorumlu tutulacağını doğrudan etkiler.
Bir kişi sırf ortak olduğu için her borçtan sorumlu olmazken, kanuni temsilci ya da müdür sıfatı taşıyan kişi, özellikle kamu borçları ve kusurlu yönetim halleri bakımından daha ağır bir sorumluluk riskiyle karşılaşabilir. Dolayısıyla dava veya icra takibinde ilk sorulması gereken soru, “Bu kişi ortak mı, müdür mü, kanuni temsilci mi, yönetim kurulu üyesi mi, yoksa sadece şirket çalışanı mı?” olmalıdır. Ticaret sicili, imza sirküleri, görev süresi, yetki kapsamı ve temsil şekli bu nedenle belirleyicidir.
4. Limited şirket müdürünün şahsi sorumluluğu hangi hâllerde doğar?
Limited şirket müdürünün sorumluluğu, sadece “şirket borcu var” denilerek kurulmaz. Müdürün şahsi sorumluluğu için çoğu zaman kanundan, şirket sözleşmesinden veya yöneticilik yükümlülüklerinden doğan bir ödevin ihlali gerekir. TTK sistematiğinde limited şirket müdürlerinin sorumluluğu bakımından anonim şirket yöneticilerine ilişkin sorumluluk hükümlerine atıf yapılmakta; bu çerçevede kusurlu ihlal sonucu şirkete, ortaklara veya alacaklılara verilen zarardan yöneticinin şahsi sorumluluğu gündeme gelebilmektedir. Öğreti ve uygulama da limited şirket müdürleri bakımından bu kusur esaslı sorumluluk rejimini kabul etmektedir.
Türk Ticaret Kanunu m. 553, kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini........
