Stabilize Yol Teknik Alt Yapı Bedelinin İadesi Davası
Ülkemizde kentsel gelişim ve inşaat faaliyetleri sürerken, idareler tarafından yeni yapılan veya iyileştirilen yollar ve altyapı hizmetleri için taşınmaz maliklerinden çeşitli bedeller talep edilebilmektedir. Bu bedeller genellikle “Stabilize yol teknik altyapı bedeli” “asfalt parası” veya “Yol Harcamalarına Katılma Payı” gibi isimlerle anılır. Ancak, bu bedellerin tahsili ilgili kanunlarda belirli şartlara bağlanmıştır ve bu şartların eksikliği veya bedelin hatalı hesaplanması durumunda hukuka aykırılıklar ortaya çıkabilir, bu da dava konusu olabilmektedir. Bu makalede, farklı isimlerle talep edilen bu bedellerin hukuki dayanaklarını, tahsil şartlarını, hesaplanmasını ve bu bedellere karşı açılabilecek davalarda görevli mahkemeler ile dava açma sürelerini, kaynaklar doğrultusunda inceleyeceğiz.
Yol ve Teknik Altyapı Bedellerinin Hukuki Dayanakları ve Türleri:
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 23. Maddesi Kapsamındaki Teknik Altyapı Bedeli: Bu madde, imar planlarında geliştirme (inkişaf) alanı olarak ayrılmış, parselasyon planları onaylanmış ancak yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik altyapısı henüz yapılmamış yerlerde yapı ruhsatı verilmesini düzenler. Kanun’a göre, bu gibi yerlerde yapı ruhsatı almak isteyenlerden, parselleri hizasına düşen teknik altyapı bedelinin %’inin peşin ödenmesi ve kalan u’inin altyapı tamamlandığında ödenmesinin taahhüt edilmesi istenebilir. Bu bedel, henüz yapılaşma olmayan alanlarda yapı ruhsatı almanın karşılığında ilgilinin rızası ile ödediği bir bedel olarak tanımlanmaktadır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun (BKK) 86. Maddesi Kapsamındaki Yol Harcamalarına Katılma Payı: Bu kanun, Belediyelerce veya belediyelere bağlı kuruluşlarca yol yapımı, tamiri veya genişletilmesi gibi belirli işler yapıldığında, bu yollardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden meclis kararı ile Yol Harcamalarına Katılma Payı alınabileceğini düzenler. Bu pay, yeni yol açılması, mevcut yolların @ veya daha fazla genişletilmesi, kaldırımsız/bakımsız yolların kaldırım/parke/asfalta dönüştürülmesi veya mevcut kaldırım/parkelerin sökülüp yeniden düzenlenmesi hallerinde alınabilir. Harcamalara katılma payı, gayrimenkulün değerini artırıcı nitelikte olduğu için, mükellefiyet genellikle harcamanın yapıldığı bölgedeki gayrimenkul sahipliği ile ilişkilendirilir. Bu iki bedel türü arasındaki temel farklar, hukuki dayanakları, alınma şartları ve dolayısıyla da dava süreçlerinde görevli mahkemeleri etkileyebilir.
Bedel Alınmasının Şartları ve Hukuka Aykırılık Halleri
Kaynaklar, bu bedellerin hukuka uygunluğu için her iki bedel türü için farklı şartlar öngördüğünü belirtmektedir:
1. İmar Kanunu’nun 23. Maddesi Kapsamında Teknik Altyapı Bedeli İçin Şartlar:
2. Taşınmazın bulunduğu alanın imar planında geliştirme (inkişaf) alanında kalması.
3. Parselasyon işleminin yapılmış olması.
4. Altyapı yatırımlarının (yol, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik altyapının) henüz tamamlanmamış olması.
Bu üç koşulun kümülatif olarak sağlanması gerekmektedir. Koşullardan birinin eksik olması durumunda, bedel tahsil işlemi sebep öğesi yönünden hukuka aykırı olacaktır. Sayıştay raporları da geliştirme alanı vasfı taşımayan veya altyapısı tamamlanmış bölgelerde hukuka aykırı olarak teknik altyapı bedeli alındığı tespitini yapmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesinde, iskan hudutları içinde olup da, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda her ne şekilde olursa olsun yapı izni verilebilmesi için bu sahaların imar planı ve parselasyon planlarının yapılarak yetkili kurullarca tasdik edilmiş olması, ayrıca plan ve bölge şartlarına göre yollarının, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik altyapısının yapılmış olmasının şart olduğu belirtildikten sonra; ancak, bunlardan parselasyon planları tasdik edilmiş olmakla beraber yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi, teknik alt yapısı henüz yapılmamış olan yerlerde, ilgili idarenin izni halinde ve ilgili idarece hazırlanacak projeye uygun olarak yaptırılanlara veya parselleri hizasına rastlayan ve Yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik alt yapı bedelinin % peşin ödeyip, geri kalan u ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verileceği, alınan bu paraların teknik alt yapıyı yaptıranlara veya bu meblağı önceden ilgili idareye ödeyenlere aynen geri verileceği, hükmü yer almıştır.
Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince, 3194 sayılı Kanunun 23. maddesinin Anayasa'nın 2, 7, 11, 35, 73 ve 123'üncü maddelerine aykırı olduğu hususu resen değerlendirilerek, iptali istemiyle Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurulduğu, Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek verilen 03/06/2025 tarih ve E.2024/211, K.2025/123 sayılı kararın 13/10/2025 tarih ve 33046 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesince verilen 03/06/2025 tarih ve E.2024/211, K.2025/123 sayılı karar ile; "... Kural kapsamında........
