YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI: NEDİR, NASIL TALEP EDİLİR VE HANGİ HALLERDE VERİLİR?
İnsanın bulunduğu her yerde eşitsizlik vardır; ancak devlet ile birey aynı tahterevalliye çıktığında bu eşitsizlik çok daha belirgin hâle gelir. Anayasalar, bu dengesizliği sınırlamak ve bireyi devlet karşısında güçlendirmek için vardır. En azından özgürlükçü ve bireyci bir anayasadan beklenen budur.
İdari işlemler kural olarak kamu yararı amacıyla tesis edilmelidir. Ancak uygulamada hata, şahsi menfaat, mesleki yetersizlik veya benzeri sebeplerle hukuka aykırı işlemler ortaya çıkabilmektedir. Bu işlemlerin durdurulması ise ancak yargı kararıyla mümkündür. Yürütmenin durdurulması kurumu, kamu hizmetinin yürütülmesi ile yurttaşların anayasal hak ve özgürlüklerinin korunması arasındaki dengeyi sağlayan temel yargısal güvencelerden biridir.
İdareler eylem ve işlemlerinin denetlenmesinden hoşnut olmasalar da hukuk devletinde idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır.
Kamu gücü; kanunla yetkilendirilmiş, devlet otoritesini temsil eden idari makamlar ve kamu görevlileri tarafından kullanılır. Bu güç yalnızca karar alma yetkisini değil, alınan kararların resen ve gerektiğinde zor kullanılarak uygulanabilmesini de içerir.
İptal davası, idari işlemlerin idare mahkemeleri tarafından hukuka uygunluk denetimine tabi tutulmasını sağlar.
Yürütmenin durdurulması, iptal davasına eşlik eden sıradan bir ara karar değildir. Çoğu zaman davanın gerçek etkisini belirleyen, hakkın fiilen korunup korunamayacağını tayin eden asli güvencedir. Zira bazı idari işlemler vardır ki sonradan iptal edilseler dahi uygulanmış olmaları hâlinde geride yalnızca maddi zarar bırakmaz; kaybedilmiş bir eğitim imkânı, dağılmış bir aile düzeni, sarsılmış bir mesleki statü, yıkılmış bir yapı veya kapanmış bir işyeri bırakırlar. Bu tür durumlarda sonradan verilen bir iptal kararı gecikmiş bir hukuki tespitten ibaret kalır.
I. YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARININ HUKUKİ NİTELİĞİ
Yürütmenin durdurulması kararı, dava konusu idari işlemi ortadan kaldıran nihai bir hüküm değil; onun icrailiğini geçici olarak askıya alan koruyucu nitelikte bir yargı kararıdır. Bu kararın etkisi, işlemi yok etmek değil; işlemin yargılama süresince doğuracağı sonuçları geçici olarak durdurmaktır.
“Danıştay’ın otuz seneyi aşan istikrar kazanmış içtihatlarına göre yürütmenin durdurulması kararları dava konusu idari işlemin uygulanmasını durduran, başka bir deyimle onun icrailik niteliğini askıya alan ve söz konusu işlemin tesisinden önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlayan geçici nitelikte kararlardır. Eğer bireysel bir idari işlemin yürütülmesi durdurulmuş ise, idare bireyin eski hukuki durumunu kazanması için gereken işlemleri yapmakla yükümlüdür.” (Danıştay 5. D., E. 1996/2957 K. 1997/546 T. 11.03.1997)
• Yürütmenin durdurulması kararı, idari işlemin hukuki sonuçlarını doğurmasına engel olur ve işlemden önceki hukuki durumun devamını sağlar. (Danıştay 5. D, T. 11.03.1997, E:1996/2957, K:1997/546)
• Karar geçici niteliktedir; davanın esastan karara bağlanmasıyla birlikte etkisini yitirir.
• Geçici nitelikte olması, bağlayıcılığını ortadan kaldırmaz. Yürütmenin durdurulması kararı, nihai karar gibi uygulanması zorunlu bir yargı kararıdır.
• Kararın gereğinin en geç otuz gün içinde yerine getirilmesi yasal zorunluluktur; fiili veya hukuki imkansızlık halleri dışında bu yükümlülüğe uyulmaması, ilgililerin hukuki ve cezai sorumluluğunu gündeme getirir. (Danıştay 13. D., E. 2007/15262 K. 2009/1606 T. 10.2.2009)
II. YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEBİNİN USULÜ
Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için öncelikle ortada bir iptal davası bulunmalıdır. Bağımsız ve soyut bir yürütmenin durdurulması başvurusu, idari yargı sistemimizde kabul edilmemektedir.
• Yürütmenin durdurulması ancak açılmış bir iptal davası içinde talep edilebilir.
• Talebin yazılı olarak ileri sürülmesi gerekir; dava dilekçesinde istenebileceği gibi ayrı bir dilekçeyle de sunulabilir.
• İptal davası açılmadan yapılan yürütmenin durdurulması talepleri reddedilir. (Danıştay 8. Dairesi E. 2010/6088 K:2011/321) (Muğla 1. İdare Mahkemesi, T. 20.03.2008, E:2008/596, K:2008/545)
• Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması istenemez. (Danıştay 3. Dairesi 26.05.2014)
• Buna karşılık yeni bir hukuki veya fiili sebep ortaya çıkmışsa yeniden yürütmenin durdurulması talep edilmesi mümkündür.
• Yürütmenin durdurulması kararına yapılan itirazı inceleyen merciin verdiği karar kesindir; aynı konuda yeniden yapılan itirazlar incelenmeksizin reddedilir. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu E. 1997/612 K. 1997/2)
• Bununla birlikte, itiraz üzerine yürütmenin durdurulması kaldırılmış olsa dahi, yeni şartlar oluşmuşsa ikinci kez yürütmenin durdurulması kararı verilmesinin önünde mutlak bir engel yoktur. (Danıştay 5. Dairesi 18.06.1993 E. 1992/3747)
III. YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARININ ETKİSİ
Yürütmenin durdurulması kararı yalnızca ileriye dönük koruma sağlayan bir geçici tedbir değildir. Yargı kararlarında kabul edildiği üzere, bu karar dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten itibaren sonuç doğurur ve işlemin o tarihten sonraki etkilerini askıya alır.
• Yürütmenin durdurulması kararı geçmişe etkili sonuç doğurur; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder. (Danıştay 2. D. 06.10.2010, E. 2010/672, K. 2010/3699)
• Yürütmesi duran bir işleme dayanılarak yeni bir uygulama işlemi tesis edilemez. Örneğin yürütmesi duran bir ecrimisil ihbarnamesine dayanılarak ödeme emri gönderilemez. (Muğla 1.İdare Mahkemesi, T. 14.08.2009, E:2009/772, K:2009/1593)
• Göreve son verme, çekilmiş sayılma veya benzeri işlemlere karşı açılan iptal davalarında yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde; kişi yalnızca görevine dönmez, fiilen görev yapmadığı süreye ilişkin aylık ve özlük haklarını da talep edebilir. (Danıştay 1. Dairesi 1983/116 E. 1983/144 K.)
• Davacı memur, dava konusu işlem tarihinden yürütmenin durdurulması kararının kaldırılmasına veya davanın reddine kadar eski görevinin bütün hak ve yetkilerine sahip kabul edilir. Bu dönemde yapılan ödemeler yasal dayanağını yürütmenin durdurulması kararından alır; sonradan dava reddedilmiş olsa bile bu ödemeler geri alınamaz. (Danıştay 1. Dairesi 16.06.1983 E.1983/124 K.1983/153)
IV. YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İÇİN GEREKEN ŞARTLAR
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesine göre yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:
1. İdari işlemin açıkça........
