menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İPOTEK VEREN ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN HUKUKİ SORUMLULUĞU VE UYGULAMADAKİ RİSKLER

10 0
09.05.2026

“Uygulamada birçok kişi, yalnızca bir yakınına veya şirketine destek olmak amacıyla taşınmazı üzerinde ipotek tesis etmekte; ancak imzaladığı belgeler nedeniyle farkında olmadan şahsi sorumluluk altına da girebilmektedir.”

Özellikle aile bireyleri, şirket ortakları, yöneticiler ve yakınları adına teminat veren kişiler çoğu zaman kendi borçları olmaksızın üçüncü kişi sıfatıyla ipotek tesis etmektedir.

Bu noktada en önemli hukuki sorunlardan biri şudur: “Üçüncü kişi tarafından verilen ipotek, yalnızca taşınmaz ile sınırlı bir sorumluluk mu doğurur; yoksa kişisel sorumluluğa da yol açabilir mi?”

Bu sorunun cevabı; imzalanan belgelerin kapsamına, kredi ilişkisine ve somut olayın özelliklerine göre değişebilmektedir.

1. Üçüncü Kişi Tarafından İpotek Verilmesi

Türk hukukunda bir kişinin, kendi borcu dışında başka bir kişinin borcu için taşınmazı üzerinde ipotek tesis etmesi mümkündür.

Uygulamada bu durum özellikle ticari kredilerde, şirket borçlarında ve aile bireyleri adına kullanılan kredilerde sıkça görülmektedir.

Bu tür durumlarda ipotek veren kişi, asıl borç ilişkisine taraf olmaksızın taşınmazı üzerinde ayni teminat sağlamaktadır.

Ancak uygulamada çoğu zaman yalnızca ipotek işlemi ile yetinilmemekte; ek sözleşmeler ve taahhütnameler de imzalatılabilmektedir.

2. Ayni Sorumluluk – Şahsi Sorumluluk Ayrımı

İpotek veren üçüncü kişinin hukuki durumunda en önemli ayrım, ayni sorumluluk ile şahsi sorumluluk arasındaki farktır.

Yalnızca ipotek veren ve ayrıca şahsi borç altına girmeyen üçüncü kişinin sorumluluğu, kural olarak ayni teminat kapsamında değerlendirilmektedir.

Bununla birlikte uygulamada müşterek borçlu, müteselsil kefil veya garanti veren sıfatlarıyla ek yükümlülükler de........

© Hukuki Haber