Stopaj ve KDV Yükümlülüğünün Taraflar Arasındaki Dağılımı (Yargıtay İçtihatları Işığında Bir Değerlendirme)
Stopaj ve KDV yükümlülüğünün taraflar arasındaki dağılımı işyeri kira sözleşmelerinde hem borçlar hukuku hem de vergi hukuku bakımından birlikte değerlendirilmesi gereken temel bir sorundur. Bu sözleşmelerde kira bedeline bağlı olarak ortaya çıkan mali yükümlülüklerin hangi tarafa ait olduğunun belirlenmesinde yalnızca mevzuat hükümleri değil, aynı zamanda Yargıtay içtihatları da belirleyici rol oynamaktadır. Özellikle kira bedelinin net ya da brüt olarak kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı ve sözleşmede vergisel yükümlülüklere ilişkin açık bir düzenleme bulunup bulunmadığı, uyuşmazlıkların çözümünde esas alınan kriterlerdir.
Kiraya verenin gerçek kişi olduğu durumlarda kira geliri Gelir Vergisi Kanunu kapsamında gayrimenkul sermaye iradı olarak vergilendirilmekte ve bu vergilendirme stopaj yöntemiyle gerçekleştirilmektedir. Bu sistemde verginin mükellefi kiraya veren olmakla birlikte, verginin kesilip ödenmesinden sorumlu olan taraf kiracıdır. Kiracı, kira bedeli üzerinden hesaplanan stopaj tutarını keserek vergi dairesine yatırmakta ve kalan kısmı kiraya verene ödemektedir. Ancak bu genel çerçeve, kira bedelinin sözleşmede nasıl kararlaştırıldığına göre farklı sonuçlar doğurmaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 21.05.2024 tarihli, E. 2023/2012 K. 2024/1733 sayılı kararında kira bedelinin niteliğinin belirlenmesinde sözleşme hükümlerinin esas alınması gerektiği açıkça ifade edilmiştir. Bu kararda, kira bedelinin net veya brüt olduğuna ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığı hallerde kira bedelinin brüt kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Buna karşılık sözleşmede kira bedelinin net olarak belirlendiğinin anlaşılması halinde kiracının stopaj kesintisi yapamayacağı kabul edilmiştir.
Aynı doğrultuda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 03.12.2025 tarihli, 2025/2158 E., 2025/5848 K. sayılı kararında da sözleşmede kira bedelinin net olduğuna dair açık bir hüküm bulunmadığı durumda kiracının stopaj........
