menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ev Kadınlığı Emeği ve Mal Rejimi Tasfiyesinde Katkı Payı Alacağı: Güncel Tartışma

9 0
16.10.2026

1 Ocak 2002'den önce evlenmiş çiftler için mal rejimi tasfiyesinde en çok tartışılan konulardan biri, evlilik boyunca ev işlerini yürüten eşin bu emeğinin parasal bir katkı sayılıp sayılmayacağı. Türk hukukunda bu dönem evliliklerinde mal ayrılığı rejimi geçerli olduğu için, bir eşin diğerinin adına kayıtlı mal varlığı üzerinde hak talep edebilmesi katkı payı alacağı davasıyla mümkün. Ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihadı, salt ev kadınlığı emeğini bu katkının dışında tutuyor ve bu yaklaşım yıllardır doktrinde ve uygulamada tartışılıyor.

Mal Ayrılığından Edinilmiş Mallara Katılmaya Geçiş

Türkiye'de evliliklerde uygulanan mal rejimi, 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesi gereği tarihe göre ikiye ayrılıyor. Evlilik tarihinden 1 Ocak 2002'ye kadar olan dönemde, mülga 743 sayılı Kanun'un 170. maddesinde düzenlenen mal ayrılığı rejimi uygulanıyor. 1 Ocak 2002'den mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar olan dönem için ise taraflar farklı bir rejim seçmemişse edinilmiş mallara katılma rejimi devreye giriyor.

Örneğin 1990 yılında evlenmiş ve bugün boşanma davası açmış bir çift için mahkeme, malların hangi tarihte edinildiğine bakarak iki farklı rejimi aynı dosyada bir arada değerlendirmek zorunda kalıyor. 1990-2002 arası edinilen mallar için mal ayrılığı kuralları, 2002 sonrası edinilenler için ise katılma rejimi hükümleri geçerli oluyor. Mal rejimi tasfiyesi, Türk hukukunda aile hukuku kapsamında değerlendirilen dava türlerinden biri.

Ev içi emek, hukuki olarak her zaman aynı şekilde değerlendirilmiyor.

Katkı Payı Alacağı Nedir ve Kim Talep Edebilir

Mal ayrılığı döneminde edinilen bir mal, kural olarak kimin üzerine kayıtlıysa o eşe ait sayılıyor. Diğer eş, bu malın edinilmesine parasal veya emek yoluyla katkıda bulunduğunu ispatlarsa, katkı payı alacağı adıyla bir talepte bulunabiliyor. Eski kanun bu konuda açık bir hüküm içermediği için, bu hak zamanla Yargıtay içtihadıyla ve genel hükümlere dayanılarak şekillenmiş durumda.

İspat yükü tamamen katkıda bulunduğunu iddia eden eşin üzerinde. Diyelim ki bir ev hanımı, eşinin satın aldığı dairenin peşinatına kendi birikimiyle veya aile yardımıyla katkı sağladı. Bu........

© Hukuki Haber