Boşanmada Manevi Tazminat Miktarı Neden Bu Kadar Değişiyor? Yargıtay Ölçütleri ve Eleştirileri
Boşanma davasında manevi tazminat talep eden pek çok kişi, mahkemeden çıkan rakamı duyunca aynı soruyu sorar: benzer bir olayda tanıdığına çok daha yüksek bir tutar bağlanmışken, kendisine neden daha azı verildi? Cevap, 2001 yılından beri yürürlükte olan Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinde saklı. Kanun, hâkime sabit bir rakam değil, somut olayın ağırlığına göre değişen bir takdir alanı tanıyor; bu da aynı başlık altında açılan davalarda farklı sonuçların çıkmasının asıl nedeni.
Bu farklılık gelişigüzel değil ama öngörülebilirliği de düşük. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulaması, tazminat miktarını belirlerken birden fazla ölçütü aynı anda tartmasını hâkimden istiyor. Sonuç, dosyadan dosyaya değişen ama rastgele olmayan bir hesaplama.
Manevi Tazminatın Hukuki Temeli: TMK 174/2 Ne Diyor?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinin ikinci fıkrası, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan ve kusursuz veya daha az kusurlu olan tarafa, diğer taraftan manevi tazminat isteyebilme hakkı tanıyor. Burada iki şart birlikte aranıyor. Talep eden taraf kusursuz ya da karşı tarafa göre daha az kusurlu olmalı, ayrıca boşanmaya yol açan olaylar sadece evlilik birliğini sarsmakla kalmayıp kişilik haklarına da saldırı niteliğinde olmalı.
Somutlaştıralım. İstanbul’da yaşayan bir kadın, eşinin yıllarca süren hakaret ve aşağılayıcı tutumu nedeniyle boşanma davası açtığında, sadece evliliğin bitmesi değil, kendisine yönelik sürekli küçük düşürülme de dava dosyasına giriyor. Mahkeme burada iki ayrı şeyi inceliyor. Birincisi boşanmaya kimin ne kadar kusurlu olduğu, ikincisi yaşanan olayların kişilik haklarına saldırı sayılıp sayılamayacağı. Sadece “evlilik bozuldu” demek, manevi tazminat için yeterli değil.
Burada kritik nokta, kusur tespitinin tazminatın ön şartı olması. Dava dosyasında kusur dengesi nasıl kuruluyorsa tazminat talebinin kabul şansı da ona göre şekilleniyor; bu konuyu çekişmeli boşanmada kusur ispatı başlığında daha ayrıntılı ele almıştık.
Kişilik haklarına yönelik saldırının ağırlığı, tazminat miktarını belirleyen ölçütlerin başında geliyor.
Miktarı Belirleyen Ölçütler: Kusur, Ekonomik Durum, Saldırının Ağırlığı
Şartlar sağlandığında mahkeme, bu kez “ne kadar” sorusuna geçiyor. Yargıtay’ın istikrarlı biçimde tekrarladığı ölçütler şöyle sıralanabilir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kusurun ağırlığı ve derecesi, kişilik haklarına yapılan saldırının niteliği ve evlilik süresi. Hâkim bu unsurları tek tek değil, birbiriyle ilişkili bir bütün olarak değerlendiriyor.
Örnek üzerinden........
