menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Anlaşmalı Boşanmada Sonradan Nafaka veya Mal Paylaşımı Talebi Mümkün mü?

19 0
01.10.2026

Anlaşmalı boşanmada imzalanan protokol, nafaka veya mal paylaşımı konusunda 2026 itibarıyla kesin bir kapı kapatmayabilir. Protokolde açık ve teknik bir feragat ifadesi varsa mahkeme onayından sonra aynı konuda yeniden dava açmak kural olarak mümkün değildir. Ancak ifade genel ve muğlak kalmışsa, bir mal veya alacak kalemi hiç yazılmamışsa ya da yasada öngörülen süreler henüz dolmamışsa sonradan talep hakkı doğabilir. Bu ince ayrım, birbirine çok benzeyen iki protokolün neden tamamen farklı sonuç doğurduğunu açıklıyor.

Protokolün Bağlayıcılığı Boşanmadan Sonra Ne Kadar Sürer?

Anlaşmalı boşanmada hakim, tarafların üzerinde uzlaştığı protokolü Türk Medeni Kanunu madde 166/3 kapsamında inceleyip uygun bulursa onaylıyor ve karar bu haliyle kesinleşiyor. Onaylanan protokol artık taraflar için bağlayıcı bir sözleşme niteliği taşıyor, dolayısıyla üzerinde açıkça anlaşılan konularda geri dönüş genellikle mümkün olmuyor.

Örneğin İstanbul’da yaşayan bir çift, boşanma protokolüne “eşler birbirinden nafaka talep etmeyecektir” ve “ortak konut kadın eşe bırakılacaktır” maddelerini net biçimde yazıp imzaladıysa, bu iki konuda sonradan yeniden dava açmaları zor olur. Sorun genellikle protokolün kapsamadığı ya da yüzeysel geçtiği noktalarda ortaya çıkıyor. Protokol hazırlığında sık atlanan diğer detayları anlaşmalı boşanma protokolünde atlanan kritik maddeler yazımızda ayrıca ele almıştık.

Protokolde net biçimde düzenlenen kalemler mal paylaşımı sürecini hızlandırır.

Yoksulluk Nafakası ile İştirak Nafakası Aynı Kefede Değerlendirilemez

Nafaka başlığı altında iki farklı talep var ve bunlar hukuken çok ayrı işliyor. Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin talep ettiği bir haktır ve protokolde açıkça feragat edilmişse bu feragat genellikle geçerli sayılır. Boşanmadan doğan tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin hiç ileri sürülmediği durumlarda ise TMK madde 178 gereği boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık bir zamanaşımı süresi işliyor.

İştirak nafakası ise tamamen farklı bir mantıkla çalışıyor. Çünkü bu, boşanan eşlerin değil çocuğun ihtiyacına bağlı bir haktır ve çocuğun menfaati kamu düzeninden sayılıyor. Diyelim ki bir........

© Hukuki Haber