menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İDARİ VESAYET DENETİMİ

6 0
previous day

1. İDARİ VESAYET DENETİMİ KAVRAMI

1.1.Tanımı ve Kapsamı

İdari vesayet denetimi, idari makamlar marifetiyle gerçekleştirilen ve merkezi yönetim tarafından mahalli idareler üzerinde bir denetim faaliyetidir. İdari vesayet denetimi, yalnızca idari makamlar tarafından gerçekleştirilebilir. Ancak idari vesayet denetimi, kanunda öngörülen sınırlar içerisinde ve hiyerarşik yapı oluşturmaksızın gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda, kamu tüzel kişisi olan idare, denetime tabi idarelerin faaliyetlerinin kanuni yetki sınırlarını aşması ve hak ve menfaat ihlaline sebep olmasını önleme amacını taşımaktadır.[1]

İdari vesayet, devlet teşkilatının bütünlüğü ve kamu hizmeti ile işlemlerin ülke genelinde uyumlu ve düzenli bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak maksadıyla merkezi idare tarafından mahalli idarelerin denetlenmesi olarak ifade edilebilir.[2]

İdari vesayet, merkezi idarenin, mahalli idarelerin eylem ve işlemlerini kanuni sınırlar içerisinde denetlemesi ve gereklilik arz etmesi halinde bu eylem ve işlemleri geçersiz kılma yetkisine sahip olmasıdır.[3]

İdari vesayet, merkezi idare tarafından yerinden yönetimlerin eylem, işlem ve faaliyetlerinin kontrollü ve sınırlı bir şekilde denetlenmesine dair yetkiyi ifade eder.[4] İdari vesayet, kamu yararının gözetilmesi ve kamu hizmetlerinin verimli ve etkili bir şekilde gerçekleştirilmesinin temin edilmesi amacıyla gerçekleştirilmektedir.[5]

İdari vesayet denetimi, merkezi idarenin, kamu hizmetlerinin kanuniliği ve etkinliğini sağlamak maksadıyla yerinden yönetimlerin denetlenmesini ifade etmektedir. Diğer bir ifadeyle, idari vesayet denetimi yalnızca hukuka uygunluk bakımından denetleme yetkisinin mevcudiyetini belirtmektedir.[6]

İdari vesayet denetimi yetkisi, merkezi idarenin mahalli idareye doğrudan müdahale etme veya emir verme yetkisi olmayıp yalnızca hukuk devleti ilkesi ile kamu yararının gerekli kıldığı şekilde denetim ve gözetim faaliyetini kapsamaktadır. İdari vesayet denetimi, bu yönüyle kanuni düzenlemelere dayalı olarak gerçekleştirilmekte olup denetime tabi kamu tüzel kişilerinin özerk yapısını ortadan kaldırmamaktadır.[7]

İdari vesayet denetiminin açık bir şekilde düzenlenmesi ilk defa 1982 Anayasası kapsamında gerçekleşmiştir. 1982 Anayasası m. 127 kapsamında idari vesayet denetimine aşağıdaki şekilde yer verilmiştir.

“Merkezi idare, mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahiptir.”

Buna göre, idari vesayet denetimi kapsamında merkezi idare, mahalli idarelerin faaliyetlerinin idarenin bütünlüğü ilkesi ışığında yürütülmesi, toplum yararının muhafaza edilmesi, kamu görevleri bakımından birliğin sağlanması ve mahalli ihtiyaçların gerektiği şekilde karşılanması maksadıyla, kanunda düzenlenen usul ve esaslara dayalı olarak denetim faaliyeti yürütülmektedir.

Anayasada yer verilen düzenlemeye dayalı olarak, idari vesayet denetiminin idarenin bütünlüğünün sağlanması için hukuki bir araç olarak kabul edilmesi mümkündür. Ayrıca, idari vesayet denetimi ile birlikte mahalli idarelerin merkezi idare tarafından denetlenmesi mümkün hale gelmektedir.[8]

İdari vesayet denetimi, yukarıda da belirtildiği üzere anayasal güvence altındadır. Anayasaya göre idari vesayet yetkisi merkezi idare tarafından mahalli idareler üzerinde kullanılmaktadır. Ancak, anayasal düzenleme kapsamında yer almasa da kanuni düzenlemelere dayalı olarak kamu kurumlarının kendi aralarında idari vesayet denetimi yetkisine sahip olduğu görülmektedir. Bu durum, kamu tüzel kişilerinin özerk yapısının sınırlandırılmaması şartıyla kamu yararı amacının korunmasının sağlanmasına hizmet etmektedir.[9]

İdari vesayet denetiminin kapsamı, yetkinin hangi idare tarafından kullanılacağı hususları kanunla düzenlenmektedir. Merkezi idarenin kanun kapsamında düzenlenmeyen bir husus veya usule dayalı olarak idari vesayet denetimi gerçekleştirmesi hukuka aykırılık teşkil edecektir. Ayrıca her halde idari vesayet denetimi yetkisine sahip olan kurum ile denetime tabi kurum ayrı kamu tüzel kişiliklerini haizdir ve denetim yetkisine sahip olan kurum merkezi idare olmalıdır.[10]

İdari vesayet denetimi, kanuni düzenlemelere dayalı olarak merkezi idareye tanınan bir yetki olup işbu yetkinin devredilmesi olası değildir.[11] Bu kapsamda idari vesayet yetkisinin merkezi idare tarafından uygulanmasının zaruri olduğu ifade edilebilir.

1.2. Uygulanma Şekilleri

İdari vesayet denetimi, farklı yöntem ve şekillerde uygulama alanı bulmaktadır. Bunlar onama, erteleme, iptal etme, yerine geçme ve izin alma olarak sıralanabilir.

Onama, mahalli idareler tarafından tesis edilen birtakım kararların yürürlüğe girmesi için merkezi idare tarafından onaylanması şartını ifade etmektedir. Mahalli idarelerin kararlarının onamaya bağlı olması durumunda, yürürlüğe girmesi için merkezi idare tarafından onanması gerekmektedir.[12]

İdari vesayet denetimi kapsamında onaya tabi kılınan işlem, üzerinde vesayet denetimi bulunan kamu tüzel kişisinin irade açıklamasıdır.[13]

Erteleme, merkezi idarenin, mahalli idare tarafından tesis edilen idari kararın durdurulması veya belirli bir süre ile uygulanmasının ertelenmesini ifade eder. Mahalli idareler tarafından tesis edilen işlem veya kararların idari vesayet denetimi kapsamında uygulanmasının ertelenmesi, idari vesayet denetiminin bir türüdür. Bu kapsamda, mahalli idarenin işlem veya kararının merkezi idare tarafından incelenmesi ve olası sakıncaların önlenmesi amacıyla yürütmesinin durdurulmasının istenilmesi söz konusu........

© Hukuki Haber