menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye’de Yabancıların Çalışma İzni ve İkamet İzinleri Rejimi: Mevzuat, Uygulama, Yargı Kararları ve AİHM Perspektifi

24 0
18.04.2026

1. Giriş: Yabancıların Çalışması Neden “İzin Rejimi” ile Düzenlenir?

Türkiye’de yabancıların çalışma hakkı, bir yandan çalışma özgürlüğü, özel hayatın korunması, aile hayatına saygı, ayrımcılık yasağı gibi temel haklarla temas ederken; diğer yandan devletin göç yönetimi, işgücü piyasasının korunması, kayıt dışı istihdamla mücadele, kamu düzeni/kamu güvenliği gibi meşru amaçlarıyla da yakından ilişkilidir. Bu nedenle Türk hukukunda yabancının çalışması, genel kural olarak “serbest” bırakılmamış; çalışma izni alma zorunluluğu getirilmiştir.

6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu (UİK) bu alanın omurgasını oluşturur. Kanun md. 6, çalışma izni olmaksızın çalışma/çalıştırma fiilini yasaklayarak; hem yabancı çalışanı hem işvereni hukuki bir rejime bağlar. Bu yasak yalnızca idari bir formalite değildir: sosyal güvenlik sistemine giriş, SGK primleri, ücret kriterleri, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri gibi pek çok alanın “kapısını” çalışma izni açar.

Bu çerçevede, çalışma izni sistemi yalnızca “yabancıyı sınırlamak” için değil; aynı zamanda yabancının emeğini kayıt içine almak, sosyal güvenlik haklarını görünür kılmak ve çalışma hayatında asgari standartları korumak için de tasarlanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin bazı bireysel başvuru kararlarında da (özellikle belirli sektörlerde ücret/SGK kriterleri bağlamında) kayıt dışılık ve işgücü politikası gerekçelerinin altı çizilmektedir.

2. Çalışma İzni Kavramı, Türleri ve Hukuki Sonuçları

2.1. Çalışma izninin temel niteliği

Çalışma izni; yabancıya Türkiye’de belirli şartlarla çalışma ve çoğu durumda ikamet imkânı veren idari bir izindir. UİK md. 6 uyarınca yetkili merci, uluslararası işgücü politikasını esas alarak (kriterlere göre) izni değerlendirir.

Çalışma izninin en kritik hukuki sonucu şudur: Çalışma izni olmadan fiilen çalışmak mümkün olsa bile, bu çalışma çoğu durumda hukuka aykırı çalışma niteliği taşır ve bu durum (i) idari yaptırımlar, (ii) sosyal güvenlik uyuşmazlıkları, (iii) sınır dışı/ikamet ihlali gibi sonuçlar doğurabilir.

2.2. Çalışma izni türleri (UİK md. 10)

UİK md. 10’un sistematiği çerçevesinde:

• Süreli çalışma izni: İlk başvuruda genellikle en çok 1 yıl; uzatmalarda 2 yıl ve 3 yıla kadar uzayabilen, işveren ve işyeri/iş bazında şekillenen izin türüdür.

• Süresiz çalışma izni: Uzun dönem ikamet izni olan veya en az sekiz yıl kanuni çalışma izni bulunan yabancıya tanınabilen, daha güçlü statüdür. Ancak Kanun açıkça “mutlak hak sağlamaz” diyerek idarenin takdir alanını vurgular.

• Bağımsız çalışma izni: Kendi adına ve hesabına çalışmayı hedefleyen yabancılar için öngörülen statüdür (uygulamada nitelik, yatırım, ekonomik katkı gibi kriterlerle ilişkilidir).

• İstisnai/özel statü mekanizmaları (Turkuaz Kart gibi): Bu metinde ayrıntıya girmeden belirtmek gerekir ki Türk sistemi bazı nitelikli yabancılar için özel kart/izin türleri öngörebilir; bunlar çoğu zaman “nitelikli işgücü” ve “ekonomik katkı” yaklaşımı ile tasarlanmıştır.

2.3. Çalışma izninin değerlendirme kriterleri ve “takdir yetkisi”

UİK Uygulama Yönetmeliği md. 22; yabancının eğitimi, ücreti, dili; işverenin sermaye/ciro/istihdam kapasitesi; kamu düzeni; işgücü piyasasında aynı işi yapabilecek kişi bulunup bulunmadığı gibi çok parametreli bir değerlendirme öngörür. Bu yapı, idareye geniş bir analiz alanı sağlar. Ancak bu takdir alanı keyfilik anlamına gelmez; Danıştay içtihatlarında idari işlemlerin sebep unsuru başta olmak üzere hukuka uygunluk denetimi vurgulanır.

3. İkamet (Oturum) İzinleri: Türler, Amaçlar ve Çalışma İzni ile İlişkisi

3.1. İkamet izninin fonksiyonu

6458 sayılı YUKK md. 30; ikamet izni türlerini sayar: kısa dönem, aile, öğrenci, uzun dönem, insani vb. İkamet izni........

© Hukuki Haber