Sosyal medya: Ruhun gıdası mı zehiri mi?
Türkiye'de çok yakın zamanda yasalaşan sosyal medyada yaş sınırlaması, bu sorunun ülkemizde geç de olsa sorulduğunu ve cevabın çok da olumlu olmadığını gösteriyor. Aslında bu sorunun cevabını vermek çok da kolay değil; zira konuyla ilgili bilimsel araştırmalar bile henüz kesin ve olumsuz bir sonuç ortaya çıkarmıyor. Araştırmaları tasarlarken bile olumsuz bir sonuç çıkabilmesi için birçok faktörün aynı anda, eşit yoğunlukta etkili olabileceği şekilde düzenlenmesi gerekiyor ki, bu şartları laboratuar ortamında oluşturmak etik olarak olanaksız...
Sosyal medyanın bir gencin (çocukların zaten kullanmadığını varsayıyoruz) gelişimini olumsuz etkileyebilmesi için birçok kriterin risk oluşturacak derecede yoğun olması gerekir. Nedir bunlar? İlk kriter, içerik... Sosyal medya dediğimiz zaman, o kadar geniş bir alandan bahsediyoruz ki, öncelikle hangi mecradan bahsettiğimizi netleştirmek gerekir. En çok bilinenler, üyelerin daha çok anlık olarak kendilerini ve yaşamlarından kesitleri paylaştıkları platformlar... Ancak burada sadece kendilerini ve yaşamlarını sergileyenler değil, uzman olsun olmasın, başkalarına tavsiyeler veren hatta son derece tehlikeli manipülasyon tekniklerini uygulayanlar da var. Yetişkinler bile bu tuzaklara rahatlıkla düşebilirken, hayat tecrübesi henüz oluşmaya başlayan genç beyinler için bu durum çok daha tehlikeli...
Diğer taraftan çok daha zararsız gibi görünen kendini ve yaşamını "binlerce takipçiyle" paylaşma durumu da pek sağlıklı değil... Ruh sağlığı alanında çalışan uzmanların, adeta "yangında ilk kurtarılacaklar" listesinde gibi değerli gördüğü bireysel sınırlar, burada paramparça ediliyor. Paylaşımların ölçüsüzlüğü, sınırları belirlemek ve korumak şöyle dursun, adeta artık hiç sınır kalmamasını teşvik etme boyutuna varabiliyor. İşin kötüsü bu ölçüsüzlük, gençler arasında yeni bir tür "saygınlık" göstergesi haline geliyor. Kişisel görüntülerin ve bilgilerin bu denli yoğun paylaşılması, dijital istismara uğrama riskini de arttırıyor.
Sosyal medyanın olumsuz etkisine katkıda bulunan ikinci önemli faktör ise kullanım süresi... Sosyal medya kullanımı veya ekran karşısınd........
