menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Satın alarak dünyayı kurtarabilir miyiz?

7 0
26.08.2026

"Bu tişörtü almazsan suçlusun" algısıyla pazarlanan çevreci koleksiyonlar ne kadar gerçek? Pazarlama dünyasının kadın psikolojisini hedef alan yeni stratejisi ‘eko-suçluluk’ ile küresel cezalara konu olan ‘yeşil aklama’yı mercek altına aldık.

Geçen haftalarda, indirim fırtınasının ortasında kadınlara sunulan ‘harcadıkça özgürleşme’ yanılsamasını ve pazarlama dünyasının takındığı maskeyi anlatmıştık. Bu hafta ise daha sofistike, rengi pembeden yeşile dönmüş ama manipülasyon gücü çok daha yüksek yeni bir kavramı ele alıyoruz: ‘Sürdürülebilirlik suçluluğu/Eko-suçluluk’

Bugün moda devlerinin vitrinlerinde, internet sitelerinin banner’larında en çok karşılaştığımız kelimeler ‘Eco-Friendly/Çevre Dostu’ veya ‘Sürdürülebilir Koleksiyon’. Yuvayı koruma, şefkat gösterme ve gelecek nesilleri düşünme misyonu toplumsal olarak kadına yüklendiğinden, bu yeşil söylemlerin ilk hedef kitlesi de yine kadınlar oluyor. Çünkü sistem bize şöyle yaklaşıyor: "Dünya iklim kriziyle kavruluyor ve eğer bu organik pamuklu tişörtü almazsan, sen de bu suçun bir ortağısın."

İşte modern kadının omuzlarına çöken görünmez baskı, bu noktada başlıyor. Peki, bize bu suçluluk duygusunu aşılayan markaların sürdürülebilirlik iddiaları ne kadar gerçek, yoksa bir yanılsama mı?

Yüzde 96'ya varan yeşil yalanlar

Markalar bizi ‘bilinçli tüketici’ olmaya davet ederken, kendi iddialarının ne kadarının arkasında durabiliyor? Bağımsız araştırma kuruluşu Changing Markets Foundation’ın yayınladığı rapor, hızlı moda markalarının sürdürülebilirlik iddialarının boyutunu gösteriyor. Rapora göre, moda markalarının web sitelerinde yer alan ‘yeşil ve çevre dostu’ beyanlarının yüzde 60 ile yüzde 96'sı yanıltıcı veya ‘Greenwashing/Yeşil aklama’ kriterlerine giriyor. Kadınlara vicdan rahatlatma vaadiyle satılan ‘görece pahalı’ ürünlerin arkasında, aslında sistemsel bir dil manipülasyonu yatıyor.

Markaların yanıltıcı pazarlama faaliyetlerine karşılık Avrupa Parlamentosu, onayladığı ‘Yeşil Yıkama Yasağı’ direktifi ile 2025 ve 2026’da Avrupa genelinde faaliyet gösteren ve yanıltıcı çevresel iddialarda bulunan birçok büyük firmaya ceza ve yaptırımlar uyguladı. Amsterdam Mahkemesi, KLM’nin karbon dengeleme odaklı ‘Fly Responsibly/Sorumlulukla Uçun’ reklam kampanyasını yanıltıcı bularak yasakladı. 2026'nın ilk yarısında AB kurallarını ihlal etmek ve platformundaki bazı yanıltıcı beyanlar sebebiyle Temu, yaklaşık 210 milyon Euro rekor cezaya çarptırıldı. Frankfurt Yüksek Bölge Mahkemesi, Apple'ın karbon dengeleme yönteminin (kısa vadeli ağaçlandırma kiralamaları) BGH kanıtlama standardını karşılamadığını tespit ettikten sonra, Apple Watch'ı Almanya'da 'karbon nötr' olarak tanımlamaktan men edildi. Volkswagen, H&M, Danone ve Apple gibi şirketler; 2026'nın ilk yarısında Fransa, Almanya, Hollanda ve İsveç'teki ulusal otoritelerin denetimleri hızlandırmasıyla bu markaların bazı ürün........

© HTHayat