Şapkanızı Önünüze Koyun ve Düşünün
Önceki dönem İlkadım Belediyesi CHP’li meclis üyesi, sosyal medya hesabından CHP Samsun il ve ilçe örgüt yöneticilerine seslenen bir paylaşım yaptı.
Tataroğlu paylaşımında “Siyaset sadece toplantı salonlarında çekilen fotoğraflardan, kalabalık pozlardan ve sosyal medyada paylaşılan görüntülerden ibaret değildir.” dedi.
Paylaşımını anlamlı bulduğum için noktasına virgülüne dokunmadan köşeme taşıdım.
Bakınız ne diyor Tataroğlu paylaşımında:
Değerli CHP İl ve İlçe Örgüt Yöneticileri,
Öncelikle bu yazıyı yazdığım için kimse bana kızıp, eleştirmesin.
Şapkanızı alın şöyle bir önünüze koyun ve düşünün.
Siyaset sadece toplantı salonlarında çekilen fotoğraflardan, kalabalık pozlardan ve sosyal medyada paylaşılan görüntülerden ibaret değildir.
Bugün sahada gördüğümüz tablo ise ne yazık ki çoğu zaman bundan öteye geçememektedir. Sürekli paylaşılan fotoğraflar, verilen pozlar ve ziyaret görüntüleri…
Peki soruyorum; bu görüntüler toplumun gerçek sorunlarına ne kadar temas ediyor?
Halk geçim sıkıntısı ile mücadele ederken, gençler gelecek kaygısı yaşarken, emekli ay sonunu getiremezken; siyaset yalnızca fotoğraf karelerine sıkışamaz.
İktidar gerçekten çok başarısız lakin öyle şanslılar ki her zaman sığınacak bir gündem oluşuyor.
Şimdi de savaş çıktı bahanesi ile devam ediyor.
Toplumun bizden beklediği şey fotoğraf değil, çözüm ve güven duygusudur.
Eğer Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin iktidar alternatifi olacaksa, bunun yolu sadece görüntü vermekten değil, halkın içinde gerçekten var olmaktan geçer.
Sokakta, pazarda, işyerinde, tarlada, fabrikada insanların yaşadığı sorunları dinleyen, o sorunlara çözüm üreten ve bunu kararlılıkla anlatan bir siyaset dili oluşturmak zorundayız.
Bugün toplumun bizden beklentisi nettir:
Gerçek sorunları dile getiren cesur bir siyaset.
Ülkenin ekonomik ve sosyal meselelerine somut çözüm önerileri.
Toplumun her kesiminde güven duygusu oluşturacak bir siyasi duruş.
Unutmayalım ki güven inşa edilmeden hiçbir siyasi hareket büyüyemez.
İnsanlar sadece eleştiren değil, ülkeyi nasıl yöneteceğini gösteren bir siyasi akla inanmak ister.
Bu nedenle örgütlerimizin sorumluluğu büyüktür.
Sosyal medya paylaşımlarının ötesine geçen, halkın gerçek gündemine dokunan, çözüm üreten ve umut veren bir siyasal iletişim dili kurmak zorundayız.
Çünkü Türkiye’nin buna ihtiyacı var.
Çünkü bu ülkenin insanları artık fotoğraf değil, gelecek görmek istiyor.
