menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ne-Der okul öncesi eğitimde ne der? 25 Ağustos 2026

15 0
25.08.2026

“Türkiye'nin bugününü ve geleceğini değiştirmek istiyorsak, önce eğitimini değiştirmeliyiz. Eğitimini değiştirmek istiyorsak da işe çocuğun ilk yıllarından ve öğretmeninden başlamalıyız.”

NE-DER Üyesi Cennet Solak ile okul öncesi eğitimi konuştuk.

HOCAM NE-DER NEDİR? HEDEFLERİ NELERDİR?

NE-DER, yani Nitelikli Eğitim Üretken Öğretmen Derneği, sorunlar, olaylar, durumlar karşısında “NE YAPMALI? “nın cevabını arayan; çözüm önerileri geliştiren, bu önerilerini projeye dönüştürerek halkımıza ve yetkililere sunan bir dernektir.

Ne-der’in hedeflerine gelince; bunu iki ana başlıkta özetleyebilirim.

Birincisi, Türkiye eğitim tarihimizin olumlu örneklerinden, cumhuriyetin kuruluş ilkeleri ve eğitim devriminden, Köy enstitüsü deneyimimizden, dünyada yapılmış eğitim reformlarından, eğitimin evrensel ilkelerinden esinlenerek, eğitimcilerimiz ve bilim kurulumuz tarafından hazırlanan TÜRKIYE EĞİTİM REFORMU ve ÖĞRETMEN ÜNIVERSITESI PROJELERIMIZI şu an yaklaşık 25 ilimizde yüzlerce paydaşımızla yaptığımız gibi, yurdumuzun yedi bölge, 81 ilinde her kesimden vatandaşımıza tanıtmak ve TALEP OLUŞTURMAK öncelikli hedefimiz.

İkinci ve esas amacımız da; halkta oluşan bu talepler doğrultusunda, siyasi partilerin bu projeleri programlarına almaları ve SEÇIM VAADİ olarak ilan etmelerini sağlamak.

Biz NE-DER olarak eğitimi yalnızca müfredat ya da sınav sistemi olarak görmüyoruz. Bize göre eğitim sisteminin merkezinde öğretmen vardır.

Çünkü çok iyi bir müfredatınız, çok iyi okul binalarınız veya çok gelişmiş teknolojik imkânlarınız olabilir. Fakat bunları çocukla buluşturacak nitelikli, üretken, çağın gerektirdiği bilgi ve becerilere sahip öğretmeniniz yoksa eğitim sisteminizin niteliğini yükseltmeniz mümkün değildir.

Bu nedenle NE-DER'in iki temel projesi bulunuyor: Türkiye Eğitim Reformu Projesi ve Nitelikli Üretken Öğretmen Yetiştirme Projesi, yani Öğretmen Üniversitesi.

Biz aklın ve bilimin rehberliğinde, laik, kapsayıcı, kamucu ve Türkiye'nin gerçeklerine uygun köklü bir eğitim reformunun gerekli olduğuna inanıyoruz.

PEKİ SİZ NEDER OLARAK NEDEN EĞİTİMİN BAŞLANGIÇ NOKTASINA YANİ OKUL ÖNCESİ EĞİTİME BU KADAR ÖNEM VERİYORSUNUZ?

Çünkü eğitim aslında çocuk okula başladığında başlamıyor.

Çocuk dünyaya geldiği andan itibaren öğrenmeye başlıyor. İlk ilişkileri, ilk kelimeleri, ilk oyunları, ilk duygusal deneyimleri onun gelecekteki öğrenme hayatının temelini oluşturuyor.

Bu nedenle okul öncesi eğitimi "ilkokula hazırlık" olarak görmemeliyiz.

Okul öncesi dönem, çocuğun kişiliğinin, sosyal becerilerinin, dil gelişiminin, merakının, öz güveninin ve öğrenme motivasyonunun temellerinin atıldığı bağımsız ve çok önemli bir eğitim dönemidir.

Bizim hedefimiz çocuğu erkenden akademik bilgiyle doldurmak değil; onun merak eden, soru soran, keşfeden, üreten, kendisini ifade edebilen ve başkalarıyla sağlıklı ilişkiler kurabilen bir birey olarak gelişmesini sağlamak.

Bu nedenle Türkiye'deki eğitim reformunun ilk basamağının okul öncesi olması gerektiğine inanıyoruz ve Öğretmen Üniversitesi Projemizde okul öncesi ve ilkokul öğretmenlerinin mutlaka yüksek lisans mezunu olmasını önemle vurguladık.

TÜRKİYE'DE OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE SİZCE EN ÖNEMLİ SORUN NEDİR?

Bence tek bir sorun söylemek doğru olmaz. Erişim, kalite, öğretmen niteliği, fiziksel koşullar, aile katılımı ve bölgeler arasındaki farklılıklar birbirleriyle bağlantılı.

Ancak bütün bunların üzerinde bir temel sorun var:

Çocuğa nerede yaşadığına, ailesinin ekonomik durumuna veya anne-babasının eğitim düzeyine göre farklı eğitim fırsatları sunulmaması.

Bir çocuğun İstanbul'da doğmasıyla kırsal bir bölgede doğması onun eğitim hakkını belirlememeli.

Eğitimde fırsat eşitliği demek herkese aynı şeyi vermek değildir.

İhtiyacı olana daha fazla destek vermektir. Gerektiğinde fırsat önceliğini sağlamaktır.

Bu nedenle Türkiye'nin okul öncesi........

© HalkTV