Eğitimde derinleşen kriz: Kamusal, bilimsel, laik eğitim
"Eğitim Sen olarak; çocukların sağlıklı, özgür ve eşit koşullarda eğitim alabilmesi için; öğretmenlerin güvenceli ve insanca yaşayabileceği koşulların sağlanması için; kamusal, bilimsel, laik ve anadilinde eğitim için mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz."
Eğitim Sen Mali Genel Sekreteri Ramazan Gürbüz ile eğitim sorunlarımızı konuştuk.
EĞİTİMİN DURUMUNU NASIL GÖRÜYORSUNUZ?
Türkiye’de eğitim sistemi uzun süredir çok boyutlu bir kriz içindedir. Bu kriz yalnızca pedagojik ya da teknik bir sorun değil; doğrudan doğruya siyasal tercihlerle şekillenen, kamusal eğitim hakkını zayıflatan ve çocukların geleceğini tehdit eden yapısal bir sorundur. Eğitimin piyasalaştırılması, laik ve bilimsel içerikten uzaklaştırılması, çocukların temel ihtiyaçlarının dahi karşılanamaması bu krizin en görünür başlıklarıdır.
Aşağıda yer verdiğimiz başlıklar, bugün eğitim alanında yaşanan sorunların yalnızca bir kısmını değil, aynı zamanda bu sorunların birbirleriyle nasıl bağlantılı olduğunu da ortaya koymaktadır.
Eğitim sistemi giderek daha fazla merkeziyetçi bir yapıya bürünürken, okulların ve öğretmenlerin görüş ve düşünceleri yok sayılmaktadır. Müfredat değişiklikleri bilimsel temelden uzaklaşmakta, eleştirel düşünce yerine itaat ve uyum öne çıkarılmaktadır.
Bölgesel, sınıfsal ve cins ayrımcı eşitsizlikler derinleşmekte; aynı ülkede yaşayan çocuklar arasında eğitim olanakları açısından uçurumlar oluşmaktadır. Bir yanda özel okullara yönelen ayrıcalıklı kesimler, diğer yanda kalabalık sınıflarda, yetersiz fiziki koşullarda eğitim görmeye çalışan milyonlarca öğrenci bulunmaktadır.
Öğretmenler açısından ise güvencesizlik, düşük ücretler ve artan iş yükü, eğitim kalitesini doğrudan etkileyen temel sorunlar olarak öne çıkmaktadır. Eğitim emekçilerinin söz ve karar süreçlerinden dışlandığı bir sistemde nitelikli eğitimden söz etmek mümkün değildir.
TEMİZ SUYA ERİŞİM VE BESLENME SORUNU........
