Herkese yeni hayaller kurduran ''yeni bir dünya savaşı'' ortamına doğru...
'Birinci Dünya Savaşı, gerekli miydi ve kaçınılamaz mıydı ' diye soranlar sağlıklı cevaplar bulmakta çok kere zorlanmışlardı.
Avusturya- Macaristan İmparatorluğu Veliahdi Ferdinand ve hanımı Sofia'nın ziyaret etmekte oldukları Saraybosna'da, 'Millî Kütüphane'den çıktıkları bir sırada, 28 Haziran 1914 günü, bir 'sırb nasyonalisti militan tarafından öldürülmesi'yle bir Dünya Savaşı'nın çıkacağı herhalde planlanmış değildi.. Esasen, o zamana kadar 'Dünya devletlerinin hemen herbirisinin şu veya bu gerekçelerle katıldıkları bir savaş örneği' önceden de yoktu ve öyle bir durum ilk olarak ortaya çıkıyordu.
Sadece, 6 asırlık Osmanlı'nın çökmesine müncer olması bile ne kadar büyük olsa da, o savaşın, topyekûn, en az 30 milyonun hayatına mal oluşu da önceden tahmin edilemezdi herhalde..
Evet, Birinci Dünya Savaşı, zâhiren 1-2 kişinin öldürülmesiyle patlak vermişti.. Konuya sadece o 1-2 kişinin öldürülmesi açısından bakıldığında, bir savaşın patlak vermesi bir çılgınlık kabul edilebilirdi..
Ama, o 2 kişinin öldürülmesi, hemen ardından, Avusturya- Macaristan İmparatorluğu'nun, Sırbistan'a savaş açmasına yol açmış ve Sırbistan da hemen Rusya'ya sığınıp yardım istemiş ve Balkanlar'da devlet olmak isteyen bir çok etnik unsurların herbiri de, Rusya'nın himayesine sığınmışlar ve başta İngiltere ve Fransa gibi Avrupa'nın güçlü ülkelerinin desteği ve yönlendirmesiyle , Osmanlı aleyhinde uluslararası hukuk çerçevesi içinde görünümü altında, yeni adımlar atmaya başlamışlardı.
Elbette bir takım etnik unsurlara dayalı, 'ulus-devlet' modeli, İngiliz emperyalizminin, hele de Balkanlar ve diğer Osmanlı coğrafyalarında tartıştırmaya başladığı yeni bir yöntem idi. Ve, 6 asırlık bir büyük devlet gümbür-gümbür yıkılmıştı.
Sadece Osmanlı........
