menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

'Taş devrinden kalma' bir 'megalo-maniac' çılgın, bütün insanlığı tehdit ediyor

33 0
05.04.2026

Pazar günleri, muhterem okuyucuların eleştiri ve görüşleri etrafında yaptığımız bir 'Hasbihal'e daha, hayırlı çalışmalar dileği ve selâmlarımızla başlıyoruz..

*İstanbul'dan İdris Helvacıoğlu diyor ki mesajında: 'Sizin deyiminizle 'Amerikan Kralı', bana göre ise 'Amerikan zırdelisi', şimdi de 'İslam tarihinin en kadîm medeniyetleri'nin yeşerdiği, hattâ Büyük Selçuklu Devleti'ne anavatanlık yapmış olan İran coğrafyasını, 'Taş devrine geri göndereceğim!.' diye tehdit ediyor.. Bu ve kafa yapısı ile, evet, asıl taş devrinden kalma birisinin kendisi olduğunu sergilemiş oluyor..

Bu tehdidi yapan bir kişi, gerçekte bütün İslâm toplumlarını ve hattâ, Amerika'ya teslim olmayı kabul etmek istemeyen her insan toplumunu eğilmeye, teslim olmaya, Amerikan emperyalizmine karşı çıkmayı akıllarından çıkarmaya çağıran bir çıldırmış zihin yapısına sahip..

Allah'ım, bütün kalbimle sana sığınıyorum.. '

Evet, bu okuyucu daha başka şeyler de yazıyor, 'bu çılgın kişinin insanlığa şerrinden emin olmak için en büyük sorumluluk, biz Müslümanlara düşüyor diyorum, ama bu sorumluluğun gereğinin ne ve nasıl olacağını bilemiyorum..'

diyerek, psikolojik açıdan çaresizliğini yansıtıyor..

--Bu kardeşimize şu kadarını belirtelim ki, biz Müslümanlara, ye'se teslim olmak, yeis içinde olmak, Allah'tan ümidi kesmek yoktur..

Dualarımızın devamında merhûm Sezaî Karakoç ağabeyimizin 'Göklerden gelen bir kader vardır..' diye başlayan mısralarını tekrarlamakla yetiniyoruz.

'Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır.

Ne yapsalar boş.. Göklerden gelen bir karar vardır.

Gün batsa ne olur; geceyi onaran bir mimar vardır.

Yanmışsam, külümden yapılan bir hisar vardır...'

(Bu satırlar dün gece yazılırken, işbu Amerikan zırdelisi, daha önce , 'İran'a verdiğim 10 günlük mühletten geriye 48 saat kaldı..' diye açıklama yapmışken; aradan 2-3 saat geçmeden, Beyaz Saray dedikleri kara ve kanlı saraydan patlama görüntülerini yansıtan başka bir videoyu sosyal medyaya göndererek, 'Tahran'ı, gece karanlığında, az önce işte böyle bombardıman ettik!' diyordu.)

*Ankara'dan Şahin Ilgazlı isimli okuyucu da diyor ki: 'Başında sarık olan orta yaşlı bir zat'ın, bir cami minberinden yaptığı ateşli sayılabilecek bir konuşması var', sosyal medya denilen mâlûm alanda..

Siyonist İsrail rejimi, bilindiği üzere, Kudüs'deki Mescid-i Aksâ'da kılınmasını yasakladı üç haftayı aşkın zamandır.. İslam'ın en mukaddes mekânlarından birisi olan bu mekânın, siyonist Yahudi güçlerinin keyfine bırakılmışçasına İslam Milleti'nin bu duruma seyirci kalması düşünülmez.. Çünkü, bu saldırganlığa teslim olunmasında, yarınlarda daha başka kutsal mekânlarımıza da saldırılar yapılabileceğinin işareti vardır.

Ama benim demek istediğim şu: 'Bir hoca görünümlü kişinin, sokaktaki sâde insanı etkileyebilecek konuşmasında, diplomasideki mütekabiliyet ve misillemede bulunulması imkânının bulunduğunu hatırlatıp, 'Bizim de Yahudileri, mâbedleri olan sinagoglarda ibadetten mahrum etmemiz gerekmez mi!' demesi doğru mudur?

Evet, bu dinleyicimiz de böyle soruyor.. Sözkonusu videoyu, bu sohbeti hazırlayan kardeşiniz de seyretti ve okuyucunun aktardığı bu düşünce tarzının yanlışlığını düşünüyor.. Çünkü, bir yaratık bizi ısırdı diye, biz de onu ısıramayız ve savaş ahlâkını , inancımızdan almak yerine, düşmanın davranışlarından alırsak, o zaman bizim başkalarından ne farkımız........

© Haksöz