menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Boğulmamak yetmez, yüzmek gerekir

23 0
02.03.2026

Bir insana yüzmeyi öğretirken yapılan en büyük hata, işi yalnızca “şunu yapma” cümleleriyle sınırlamaktır. Panik yapma, rastgele çırpınma, nefesini tutma.. Bunların hepsi doğrudur; ama hiçbiri tek başına insanı kurtarmaz. Bu uyarılar en fazla boğulmayı geciktirir. Suyun ortasında kalmış birini hayatta tutan şey, nasıl yüzüleceğini bilmesi ve bunu uygulamasıdır.

Kur’an’ın emir–nehiy dengesi tam olarak böyledir.

Allah’ın “yapma” dedikleri, insanı batıran hareketlerdir. Zina, zulüm, yalan, kibir, haksızlık.. Bunlar insanın ayağına bağlanan taşlar gibidir. Onlardan uzak durmak gerekir; çünkü bu taşlarla yüzülmez. Fakat bu taşları bırakmak, insanı kendiliğinden yüzdürmez. Sadece batışı geciktirir.

İşte burada çoğu zaman gözden kaçan hakikat ortaya çıkar:Günah işlememek kurtuluş değildir; kurtuluşa engel olan şeyleri temizlemektir.

Kur’an bu yüzden insanı yalnızca yasaklarla baş başa bırakmaz. Aynı anda ve ısrarla “yap” der: Adaleti ayakta tut, iyilik üret, yetimi gözet, yoksulu doyur, infak et, hakkı savun, şahitliği gizleme, zikret. Bunlar yüzme hareketleridir. İnsan bu hareketleri yapmadıkça suyun üstünde kalamaz.

Burada önemli bir ayrım belirginleşir. Allah’ın “yapma” dediklerini çiğnemenin karşılığı çoğu zaman ceza diliyle anlatılır. Ancak Allah’ın “yap” dediklerini yapmamanın karşılığı her zaman ateşle ifade edilmez. Kur’an bu........

© Haksöz