menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Biz” olarak huzura durmak: İçimizdeki çokluğun duası

13 0
22.01.2026

Kur’ân’ın belki de kalbi sayılan Fatiha Suresi’nde, her gün defalarca tekrar ettiğimiz bir yakarış vardır: Bizi doğru yola ilet.” Bu dua, insanın Rabbiyle kurduğu ilişkinin merkezinde durur. Dikkat çekici olan şudur: Dua “beni” değil, “bizi” esas alır. Çoğu zaman bu “biz”i, omuz omuza saf tuttuğumuz müminler topluluğu, yani cemaat olarak anlarız. Bu doğrudur; fakat eksiktir. Çünkü ben olmadan biz olmaz. Daha da derin bir soru vardır: Ben dediğim şey gerçekten tek parça mıdır, yoksa kendi içinde çokluğu mu barındırır? Ve bu çokluk nedir?

İnsan, kendini çoğu zaman tutarlı, yekpare bir özne gibi düşünmek ister. Oysa hakikat bundan daha karmaşıktır. İçimizde birden fazla ses, birden fazla eğilim, birbiriyle çatışan niyetler vardır. Güçlü yanlarımız olduğu kadar zayıf, aydınlık taraflarımız kadar karanlık yönlerimiz de mevcuttur. İnsanlardan sakladığımız, kendimize bile itiraf etmekte zorlandığımız taraflar.. Olmasını istemediğimiz halde bizimle birlikte var olan gölge yanlar.. Bunları yok sayarak kurulan bir “ben”, sahici değildir. Sahici olmayan bir benden de hakiki bir biz” doğmaz.

Bu noktada, insanın iç dünyasına dair modern psikolojinin sunduğu bazı kavramlar, kadim bir hakikati yeniden görünür kılar. İçsel dünyanın tekil değil, çok katmanlı olduğu fikri, insanın içindeki bu çoğulluğu anlamamıza........

© Haksöz