menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yiğidim aslanım

170 0
19.09.2026

Epey bir zaman önce bir yerlerde kullanırım diye not ettiğim bir cümle var. Şimdi aklımda değil ama aşağı yukarı şöyle bir şeydi: “Bir ilişkinin başında dinlenen bir şarkı o ilişkinin seyrini ve sonunu da teyit ediyor.” Her şey iyi hoş giderken birlikte geçirdiğimiz iki buçuk senenin fonunda çalan şarkıların aslında hayırlı bir sonuca işaret etmediğini ilişkinin sonunda fark etmiştim. Birbirimizde tamir edilecek bir şeyler varmış (“Fix You”), bir taraf illaki gidecekmiş (“Pişman Olduğun Zaman”), birimizi diğerimizi aslında hiç sevmemişiz (“Gece,” Mor ve Ötesi).

Geçtiğimiz günlerde geçmişimle yeniden bağlantı kurduğumda hatırlattı “Pişman Olduğun Zaman”ı. “Çünkü arabesk ve varoşsun,” diye ekleyerek. Tamamen aklımdan çıkmış, ya da özel olarak belleğimden silmek istemişim. Sonradan hatırladım tabii. Müzik zevkimin ne kadar kötü olduğunu da.

Acaba, dedim kendi kendime, ilişkinin seyri boyunca daha olumlu, neşeli şarkılar seçseydim sonu bir felaketle sonuçlanmayabilir miydi? Bülent Ecevit yapılmış belki de en neşeli şarkılarla Türk merkez solunun yaşayıp yaşayabileceği en büyük zaferi gördü sandıkta.

“Sev Kardeşim” ve “Hayat Bayram Olsa” tek başına seçim kazandırmadı. Türk siyasetinin en bilinen siyasi şarkılarından “Hadi Bakalım”ın uyarlaması da ANAP’a seçim kaybettirdi. Ama yine de şarkı seçimlerimizde, gerek toplumsal gerek bireysel, mistik bir bağ olduğuna inanıyorum. ANAP’a kaybettiren belki de şarkının ritmine kapılıp “Bir acayip zor yarış,” dizesini görmezden gelmeleriydi.

Özgür Özel ve yeni partisinin mitinglerinde bir süredir “Yiğidim Aslanım” çalıyor. Zülfü Livaneli’nin bestesi Türkiye’nin toplumsal belleğinde yer eden sayılı ağıtlardan biri. Elbette solcular tarafından sahipleniliyor ama zaman içinde siyasetin sınırlarını aştığını söylemek de mümkün. Herkesin bir yerine illaki dokunan bir türküdür.

Ama “Yiğidim........

© Habertürk