menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Giydiğin kıyafeti kumaş diye geçme tanı

150 0
15.09.2026

Metropolitan Müzesi bugüne kadar sadece iki tasarımcıyı onlar hala hayattayken onurlandırdı. Biri Yves Saint Laurent, diğeri Rei Kawakubo’ydu. İkisi de farklı dönemlerde ve farklı şekillerde giyinme şeklimizi değiştirdi. Saint Laurent kadınlara ilk kez smokin ceketi giydirdi, Kawakubo asimetrinin de bir form olduğunu kanıtladı. Met’in en çok ziyaret edilen bölümü Kostüm Enstitüsü’nün önümüzdeki seneki sergisi üçüncü kez hayattaki bir tasarımcıya ayrılacaktı. John Galliano kendisinden önce solo sergiyle onurlandırılan pek çok başka tasarımcı gibi bu onuru kuşkusuz hak ediyordu. Büyük ihtimalle de herkesten daha çok hak ediyordu.

Birkaç sene önce 10 yıl görev yaptığı Margiela’daki vedası Paris’te küçük bir yer sarsıntısına neden oldu. Gözyaşlarını tutamayanlar Galliano’nun neden bir dev olduğunu final defilesiyle bir kez daha dünyaya gösterdiğini söylüyordu. Bu sefer yer sarsıntısı New York’ta yaşandı ve son gülen Galliano olmadı.

Hikayeyi bilen biliyor, artık moda folklorunun bir parçası oldu çünkü. Paris’in Le Marais bölgesinde moda dünyasından ve moda dünyasının parçası olmak isteyen insanların sık sık uğradığı La Perle’de kafası epey iyi Galliano antisemitik bir tirada başlıyor. Daha akıllı telefonlar bile yokken bu anın görüntüleri uyduruk telefon kamerasıyla yakalanıyor, paylaşılıyor ve sonrası kıyamet. Patronunun Fransa’nın en güçlü Yahudilerinden biri olması işini kolaylaştırmıyor Galliano’nun. Fransızca öğrenmeden her şeye “Çok seviyorum,” demesinden yola çıkarak oluşan “J’adore Dior” sloganıyla özdeşleştiği Dior’dan kovuluyor.

Yıllar içinde ciddi bir imaj rehabilitasyonu için çalışıyor. Yahudi dernekleriyle buluşuyor, özürler diliyor, “ablası” Anna Wintour’un himayesinde kendisini yeniden yaratıyor. Arada, tesadüf mü provokasyon mu bilinmez, ama büyük ihtimalle ikincisi, Paris sokaklarında kafasında Borsalino ve lüle lüle saçları kulağının önünden sarkarken kameralara yakalanıyor. Ama öyle ya da böyle küllerinden doğuyor, Margiela’ya yerleşiyor. Final defilesi de artık moda dünyasının ve Yahudilerin onunla bir sorunu olmadığının teyidi olarak algılanıyor.

YAHUDİ KARŞITLIĞI YAYGINLAŞMIŞKEN

Anna Wintour artık zamanı geldiğini düşünerek Galliano’yu onurlandırmayı teklif etmiş olmalı. Birkaç senedir Amerika’da sadece İsrail karşıtı gösteriler değil, antisemitizm de yükseliyor. Birçok politikacı İsrail lobilerine mesafe koymaya zorlanıyor. Eskiden kişinin ağzına almadan üç beş kere düşünmek zorunda olduğu “soykırım” gibi sözcükler bonkörce havada uçuşuyor. Hitler’e ağıt yakan Kanye West bile yeniden Chicago’da konser verebiliyor.

La Perle’de kafası iyiyken Yahudilere hakaret eden Galliano’yu da affetmek, onurlandırmak için uygun iklim işte. Ama İsrail dışında dünyanın en büyük Yahudi nüfusuna sahip New York “O kadar da kolay değil,” deyip engelledi. Met’in en büyük gelir kaynağı Kostüm Enstitüsü ve serginin açılış gecesi “Met Gala.” Müzeyi yıllardır destekleyen bağışçılar meydan okudu, para vermemekle tehdit etti ve sonunda Galliano mecburen “Çekiliyorum,” dedi.

“Sex........

© Habertürk