menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump'ın acelesi var ama Netanyahu'nun yok

60 0
12.04.2026

Islamabad’da 21 saat geçirdiler. Vance geri döndü, elinde bir anlaşma yoktu. İran’ın dört müzakere edilemez koşulu masada duruyordu: Hürmüz üzerinde tam egemenlik, savaş tazminatı, dondurulmuş varlıkların koşulsuz iadesi, bölgenin tamamında kalıcı ateşkes.

ABD ağırlıkla şu talebi ileri sürdü: Nükleer silah yok.

“Bunu henüz görmedik” dedi Vance. “Umarım göreceğiz.”

Dünya’nın en güçlü devletinin Dışişleri’ni değil Başkan Yardımcısı’nı müzakereye gönderdiği, o Başkan Yardımcısı’nın da savaşın zaten bittiğini söyleyen bir adamın adına oturduğu masada, “umarım” en dürüst cümleydi. Belki de tek dürüst cümleydi.

ATEŞKES DEVAM EDİYOR AMA LÜBNAN’DA DEĞİL

8 Nisan’da ateşkes ilan edildi. Pakistan Başbakanı Şerif “Lübnan dahil her cephede geçerli” dedi. Netanyahu beş dakika sonra “Lübnan dahil değil” dedi. Trump ve Vanceonayladı. Çünkü reddetme şansları yok.

İsrail o gece Lübnan’a savaşın en ağır bombardımanını başlattı ; on dakikada yüz hedef, iki yüz elli sivil ölümü. Lübnan Sağlık Bakanlığı bu haftaki toplam ölü sayısını iki binin üzerinde açıkladı.

İran ise Islamabad’a siyah giyerek geldi. Hamaney ile savaşta öldürülen diğerleri için yas tutuyorlardı. Çantalarında öldürülen öğrencilerin ayakkabıları vardı. Tarihin en sembolik en mesaj veren gelişiydi bu. “Biz burada olduğumuzu hatırlatmak için değil, orada ne olduğunu hatırlatmak için geldik”

Netanyahu ise aynı saatlerde Twitter’daydı. Islamabad’daki müzakereleri sabote etmek için daha iyi bir an olamazdı. Zira koalisyonu savaş ortamında bir arada duruyor. Yolsuzluk davası savaş ortamında askıda kalıyor.. İsrail toplumu yoruldu;reservistlerin şirketleri........

© Habertürk