menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hamaney ile iki buçuk saat

340 0
02.03.2026

İran’ın dinî lideri Ayetullah-ı Uzmâ Ali Hamaney, Birleşik Amerika ile İsrail’in önceki gün Tahran’a yaptıkları bombardımanında can verdi.

Hamaney hakkında daha önce yazdığım bir hatıramı şimdi ayrıntılarıyla anlatayım:

1982 yahut 83 olacak... İran-Irak Savaşı’nın en kanlı günleri yaşanıyordu ve yirmili yaşlarında bir muhabir olarak Tahran’da idim...

Başbakan Hüseyin Musevî, Meclis Başkanı Haşimî Rafsancânî, o sırada “İslâmî İrşad Veziri” yani Enformasyon Bakanı olan ve sonra Cumhurbaşkanlığı yapan Muhammed Hatemî gibi İran’ın önde gelen birçok yöneticisi ile, hattâ Evin Zindanı’nın başgardiyanı Esedullah Lâciverdî ile mülakat yahut kısa görüşmeler yapmış ama iki kişi ile konuşma imkânını bulamamıştım: Devrimin lideri Ayetullah Humeynî ve o zaman Cumhurbaşkanı olan Huccetülislâm Ali Hamaney ile.

Humeynî özel mülâkat zaten vermiyordu; gazeteciler lideri sadece Camoran’daki evinin bitişiğindeki Hüseyniye Mescidi’nde Cuma günleri namazdan önce devletin önde gelenlerine ve halka mescidin içine kurulmuş olan yüksek platformun üzerinden konuşma yaparken görebilirlerdi. Ama sadece görebilir ve soru soramaz, görüşemezlerdi. Cumhurbaşkanı Hamaney ise demeç veriyordu ama özel kalemini benim gibi genç bir muhabirin aşabilmesi hayli zordu. Çok uğraşmama rağmen, randevu almaya muvaffak olamamıştım.

Hamaney, Meşhed’de doğmuştu ama isminden de anlaşıldığı gibi ailesi aslen Azerbaycan’daki Şebüster Eyaleti’nin Tebriz yakınlarındaki Hamane şehrinden geliyordu ve ana dilleri de Türkçe idi.

Bir gün, Cumhurbaşkanının Lâle Oteli’nde konuşma yapacağını öğrendim...

“Lale”, Tahran’ın Şah zamanında sefahat geceleri ile meşhur........

© Habertürk