Öte'de neler oluyor?
“Ruhlar Bölgesi: Aramızdalar” (Insidious: Out of the Further), 2010’da başlayan serinin altıncı filmi…
Eski usul tekinsiz ev ve hayalet hikâyelerinin izinden giden bir seridir Ruhlar Bölgesi. Tıpkı “Conjuring” gibi… Korku gerilim janrının çok farklı eğilimler, ülke ekolleri, yeni akımlar ve alt türlerle zenginleştiği dönemde başlayan bu iki seriyi, kendi adıma köklere dönüş hamlesi olarak görürüm. Kandan, şiddet istismarından uzak şekilde saf korku ve gerilimin peşine düşerler.
Ruhlar Bölgesi serisi hem hikâye örgüsü hem anlatı yapısı olarak aynı formülü kullanan filmlerden oluşuyor. “Ruhlar Bölgesi: Aramızdalar” söz konusu formülü tekrar eden bir film…
Filmlerin hikâyeleri, aileleri konu alır genelde. Öte (The Further) denen yerdeki kötücül hayaletler veya iblisler, aile bireyleri üzerinden fiziksel dünyaya sızmaya çalışırlar. Serinin filmlerini birbirine bağlayan en önemli ortak karakter Elise, her iki dünyayla bağ halinde olan tecrübeli, güçlü bir medyumdur. Zor duruma düşen ailelerin en büyük destekçisidir. İblislerin gerçek niyetlerini sezer. Bazen mağdurlara taktik verir bazen bizatihi “sahaya” inip kötücül varlıklarla savaşır. 2010’da gösterime giren ilk filmin finalinde öldürülen Elise’i, geçmişi anlatan filmlerde yaşayanların arasında görürüz. 2010’dan sonra geçen hikâyelerde ise maceralara öbür dünyadan dahil olur.
“Ruhlar Bölgesi: Aramızdalar”, Elise’in ruhsal varlığını Öte’de sürdürdüğü, günümüze yakın bir dönemde geçiyor. Zaten çok uzun süre hiç karşımıza çıkmıyor.
Öncelikle Gemma’nın (Amelia Eve) hikâyesini seyrediyoruz. Annesi Ingrid’in (Laura Gordon) onu tek başına büyüttüğünü gördüğümüz açılış sahnesi, çocukluğunda yaşadığı travmatik olay üzerine kurulu… Yetişkinliğinde ise yalnız bir kız annesi olarak çıkıyor karşımıza. Travmanın etkilerini........
