Telefonun fotoğraf albümündeki hayat sizin hayatınız mı?
Hayatın bir anını bir fotoğraf karesine sığdırmak; 30 yıldan fazla bir süredir işimle el ele yürüyen bir hobi benim için… Sırtımda iki fotoğraf makinesi ‘body’si, flaş, 3-4 objektif, farklı ‘asa’larda dia’lar, kalem pillerle dolu çantayla oradan oraya koşturup durduğum yıllar çok uzakta kaldı. Artık tüm bunlar avuç içi kadar bir telefonun içinde. Bazen bir ışık oyunu, bazen bir ifade, bazen bir enstantane Kafamın içinde beliren fotoğraf karesinin içine hayatı sığdırmak için tüm yapmam gereken cebimdeki telefonu çıkarıp, ekranına dokunmak! Eskiden çektiğim fotoğrafları bir dia makinasıyla evde duvara yansıtıp dakikalarca izlerdim şimdi telefonun fotoğraf albümünde aşağı yukarı kaydırarak anıların, enstantanelerin, ışık oyunlarının içinde geziyorum. Hayatımın bazı anları renkli bazı anları siyah-beyaz; hepsini çok seviyorum. Onlar benim gördüğüm ‘an’lar ve bence dünyanın en güzel ‘an’larını fotoğraf karelerine ben sığdırıyorum... En azından iki gün öncesine kadar böyle düşünüyordum! İki gün önce BBC’de bir haber okudum. Telefonlarımızın tüm fotoğraflarımızı yapay zekayla düzenlediğini söylüyordu haber: “Telefonunuzla fotoğraf çekmek için ekrana her dokunduğunuzda arka planda çalışan bir dizi algoritma ve yapay zeka işlemci harekete geçiyor. Fotoğrafınız albümü kaydedilmeden trilyonlarca işlem gerçekleşebiliyor…”
Bir fotoğraf karesine sığdırdığımı düşündüğüm hayatın her anının aslında yapay zekanın bir ‘hayali’ olduğunu düşünmek tadımı kaçırdı doğrusu!
AKILLI TELEFONLAR FOTOĞRAF KONUSUNDA BİRAZ AŞIRIYA KAÇMIŞ DURUMDA
Tüm bu cihazlar güzel ve çoğunlukla gerçeğe sadık fotoğraflar çekmek için tasarlanmış olsa da bazı telefonların kendi gözünüzün görebileceğinden çok daha farklı detaylara ulaşan yapay zeka geliştirmeleri içeriyormuş. Haberde şu soruluyordu: “Kameranız gerçeğim mi belgeliyor yoksa onunla pazarlık mı yapıyor?”
Telefonlar için fotoğraf modları geliştiren bir şikteni CEO’su olan Ziv Attar, “Buna........
