menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

En son ne zaman telefona bakmadan sinemada film izlediniz?

22 0
31.03.2026

“Filmleri ‘çarpı 2’de izliyorum. Hızlıca bitiyor, öyle 1.5-2 saat sıkıyor beni” diyen anlatıyor Can! Tüm dünyanın konuştuğu ‘Project Hail Mary’ gitmek istemiş ama 2.5 saat olduğunu görünce vazgeçmiş. Sinema tarihinin en hızlı konuşan Frankenstein’ı Can’ı izlediği Frankenstein, Süpermen onun dünyasında olduğunda 2 kat hızlı uçuyor… Duygular 2 kat hızlı yaşanıyor onun izlediği filmlerde, hayat iki kat hızlı… 16 yaşında imkanı olsa sadece filmleri değil kendi hayatını da ‘çarpı 2’de yaşayacak. Benim yaşıma geldiğinde bunun iyi bir fikir olmadığını anlayacaktır ama doğrusu ben onun yaşındayken de ‘hız’ pek işim yoktu! Biz filmlerin her dakikasının, her karesinin tadını çıkarırdık. Yeni çıkan albümleri ‘kaset’ bozulana kadar başa sarıp dinlerdik. Can, 3-5 saniyede bir şarkının güzel olup olmadığına karar verip diğer şarkıya geçiyor telefonundaki uygulamada. 50 yıldır sinema salonunda film izliyorum. Koltuğa oturup, ışıklar kapandığı anda ‘perdedeki hayat’ içine ışınlanırdım adeta... Dışarıdaki hayattan kopardım; kendime ait kişisel bir sonsuzluk hissi verirdi karanlık bir sinema salonunda film izlemek. Artık böyle bir hissim yok maalesef! Özellikle son bir yıldır. Sinema salonlarında, film boyunca, ‘ateş böcekleri’ gibi yanıp sönen telefon ışıkları eşliğinde film izlemeye çalışıyorum. İşin kötüsü bu durum ‘işi’ sinema olan gazetecilerin katıldığı basın gösterimlerinde de maalesef böyle. ‘Telefon ekranı ışığı terörü'ne basın gösterimlerinde de maruz kaldığımda “Sen de mi Brütüs” diyorum içimden…ama yapacak bir şey yok farkındayım, “Öyleyse öl Sezar!..” Bu durumun artık düzelmeyeceğini daha da kötüye gideceğini söylemek kahinlik olmaz sanırım. Zaten Atlantic'ten Rose Horowitch artan ‘dikkat eksikliği ilgili yaptığı haber durumun daha da kötü olduğunu ortaya koyuyor: “Bırakın sıradan bir sinema izleyicisini, sinema öğrencileri bile artık bir filmi sonuna kadar izlemeye dayanamıyor!”

50 yıldır sinema salonunda film izliyorum. Koltuğa oturup, ışıklar kapandığı anda ‘perdedeki hayat’ içine ışınlanırdım adeta... Dışarıdaki hayattan kopardım; kendime ait kişisel bir sonsuzluk hissi verirdi karanlık bir sinema salonunda film izlemek. Artık böyle bir hissim yok maalesef! Özellikle son bir yıldır. Sinema salonlarında, film boyunca, ‘ateş böcekleri’ gibi yanıp sönen telefon ışıkları eşliğinde film izlemeye çalışıyorum. İşin kötüsü bu durum ‘işi’ sinema olan gazetecilerin katıldığı basın gösterimlerinde de maalesef böyle. ‘Telefon ekranı ışığı terörü'ne basın gösterimlerinde de maruz kaldığımda “Sen de mi Brütüs” diyorum içimden…ama yapacak bir şey yok farkındayım, “Öyleyse öl Sezar!..”

Bu durumun artık düzelmeyeceğini daha da kötüye gideceğini söylemek kahinlik olmaz sanırım. Zaten Atlantic'ten Rose Horowitch artan ‘dikkat eksikliği ilgili yaptığı haber durumun daha da kötü olduğunu ortaya koyuyor:........

© Habertürk