Darbe toplantıları ve yolculukları
Takvimler 27 Aralık 2015’i gösteriyordu. Ankara’nın ayazında, Plaka Tanıma Sistemi’nin (PTS) kameraları şehir girişinde sıradan bir aracı kaydetmişti. 34 SIR 49.
Direksiyonda, Sakarya Üniversitesi’nde sıradan bir akademisyen gibi görünen Adil Öksüz vardı. Ancak devletin istihbarat ve bilgi teknolojileri birimlerinin daha sonra yapacağı HTS baz istasyonu analizleri, o gün o aracın içinde sadece Öksüz’ün olmadığını ortaya çıkaracaktı. Aynı saat diliminde, aynı baz kaplama alanında Kemal Batmaz, Hakan Çiçek ve Nurettin Oruç’un telefonları da eş zamanlı olarak sinyal veriyordu.
Bu, 1 Kasım 2015 seçimlerinin hemen ardından, sandıktan umduğunu bulamayan örgütün sivil ve askeri kanadını bir araya getiren ilk büyük darbe hazırlık toplantısıydı.
Masadan çıkan kararlar o kadar acildi ki, toplantının üzerinden henüz dört gün geçmişken, 31 Aralık 2015 gecesi Adil Öksüz, Atatürk Havalimanı’ndan Londra uçağına bindi. Tesadüfe bakın ki, aynı saatlerde Kemal Batmaz da farklı bir havayolu şirketiyle aynı şehre uçuyordu. İkili, 5 Ocak 2016 günü yine eş zamanlı olarak Türkiye’ye dönene kadar Londra üzerinden Pensilvanya hattını hareketlendirmişti.
Mahkeme salonlarında sanık kürsüsüne çıkan sivil imamların en büyük iddiaları, birbirlerini asla tanımadıkları iddiası oldu.
Kemal Batmaz, Adil Öksüz ismi her geçtiğinde kafasını çeviriyor, onunla hiçbir bağının olmadığını ileri sürüyordu.
Nurettin Oruç, film yapımcısı olduğunu ve Akıncı Üssü'ne sadece belgesel çekmek için kazara yolu düştüğünü iddia ederek diğer isimlerle uzaktan yakından alakası olmadığını söylüyordu.
Harun Biniş ve Hakan Çiçek de o gece orada bulunan diğer sivillerle yollarının hayatları boyunca hiç kesişmediğini savunuyorlardı.
Eğer bu iddialar doğru olsaydı, karşımızda tamamen bağımsız bireylerin aynı anda Akıncı üssünde bulunması sözümona büyük bir tesadüf olacaktı.
Akıncı Üssü iddianamesi bilindiği üzere 4 bin 658 sayfadan oluşuyor.
İşte tam bu noktada, iddianamelerin satır aralarından çıkan teknik veriler, bu tanımıyorum tiyatrosunun arkasındaki devasa şebekeyi tek tek deşifre ediyor.
Örneğin, “Adil Öksüz’ü kesinlikle tanımıyorum” diyen Kemal Batmaz’ın, 2010 yılı itibarıyla Öksüz ile tam 925 kez telefon görüşmesi yaptığı HTS kayıtlarıyla ispatlandı.
Bu kadarla da kalmadı. Ticaret sicil gazetesi kayıtları incelendiğinde, Adil Öksüz’ün eşi Aynur Öksüz adına kayıtlı olan Gurmed Tıbbi ve Teknolojik Sistemler San. Tic. A.Ş. firmasında, Kemal Batmaz’ın yüzde 15 hisseyle ortak ve yönetici olduğu ortaya çıktı. Hatta Batmaz, Öksüz’ün kayınbiraderi Abdulhadi Yıldırım ile de 1100 kez telefonlaşmış ve ortak şirketler kurmuştu. Hayatlarında birbirini hiç görmediğini iddia eden bu insanların milyon liralık ticari ortaklıkları, yüzlerce........
