menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yerli hava araçları için 2026 milat olacak!

88 0
18.09.2026

Türkiye'nin ilk milli ve özgün tasarım uçağı HÜRKUŞ'un kabul süreci tamamlandı. İsmini de Vecihi Hürkuş'tan alıyor. HÜRKUŞ aynı zamanda HÜRJET ve KAAN'ın da geliştirilmesinde öncü rol üstlenen ilk uçağımız. Daha önce HÜRKUŞ-I ile tanışmıştık. Sonra Hava Kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda çok daha güçlü bir HÜRKUŞ-II geliştirildi ve teslimat aşamasına geldi. Bu önemli bir gelişme, zira yıllardır özlemi çekilen Nuri Demirağ ve Vecihi Hürkuş döneminin yaşadığımız zaman şartları içinde çok daha ötesinde bir süreç söz konusu.

HÜRKUŞ'tan sonra sırada olan HÜRJET'te test filosu da büyüyor. Gelecek yılda onun envantere girişini göreceğiz. Ayrıca KAAN'ın ikinci ve üçüncü prototipleri hazırlanıyor, GÖKBEY'de ise seri üretim ve yerli motorlu helikopterlerin teslimatı için yeni takvim işlemeye başladı. Dolayısıyla bundan sonra yerli hava araçlarındaki başarıyı sadece ilk uçuş üzerinden değil, seri üretim, zamanında teslimat, yerli alt sistem oranı ve ihracat kabiliyeti üzerinden değerlendirmek gerekiyor.

Türkiye, insanlı hava araçları alanında bu sürecin ilk ciddi tecrübesini ile yaşadı.Baykar ve TUSAŞ'ın insansız hava araçlarındaki (İHA) tecrübesi ayrı bir kategoride ilerlerken, ATAK bir insanlı platformun kabul ve sertifikasyon sürecinde milli havacılık sanayisinin ilk büyük sınavı oldu. İlk uçuşunu 17 Ağustos 2011'de yapan ATAK'ın ilk teslimatı 22 Nisan 2014'te Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na gerçekleştirildi. Bugüne kadar Kara Kuvvetleri, Jandarma, Emniyet gibi kurumlara 90 civarında helikopter teslim edilmiş olması, ATAK'ın envantere girmekle kalmayıp ihracat pazarına da çıkabildiğini gösteriyor. Daha önemlisi ATAK; TUSAŞ'ın platform entegrasyonunda, ASELSAN'ın aviyonik ve elektronik sistemlerde, ROKETSAN'ın ise CİRİT ve UMTAS/L-UMTAS gibi mühimmatlarda birlikte tecrübe kazandığı, bugün GÖKBEY, HÜRKUŞ-II, HÜRJET ve KAAN'da çok daha geniş bir ekosisteme dönüşen modelin ilk denemesi oldu.

Çünkü artık mesele sadece TUSAŞ'ın uçak veya helikopter üretmesi değil; ASELSAN'ın radarından elektronik harbine, HAVELSAN'ın görev yazılımından simülatörüne, ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE'nin mühimmatlarından TEI'nin motorlarına kadar genişleyen bir havacılık ekosisteminin aynı takvim içerisinde ürün yetiştirebilmesi gibi önemli bir döneme işaret ediyor. Önümüzdeki birkaç yıl bu sebeple sadece TUSAŞ'ın değil, Türk savunma ve havacılık sanayisinin tamamının seri üretim kabiliyetinin sınanacağı dönem olacak.

GÖKBEY'de yeni eşik: yerli motor

Türkiye'nin özgün genel maksat helikopteri T625 GÖKBEY, ilk uçuşunu 6 Eylül 2018'de gerçekleştirdi ve ilk helikopter 29 Ekim 2024'te Jandarma Genel Komutanlığı'na teslim edildi. İlk uçuşla ilk teslimat arasındaki altı yılı aşan süre, bir prototipi uçurmakla onu güvenlik güçlerinin kullanabileceği olgun bir ürüne dönüştürmek arasındaki farkı özetliyor.

GÖKBEY'de şimdi çok daha önemli bir aşamaya geçiliyor. SSB ile TUSAŞ arasında Temmuz 2025'te (IDEF kapsamında) imzalanan sözleşmeyle 57 yeni helikopter üretilecek ve bunların Deniz, Hava ve Kara Kuvvetleri ile Jandarma, Emniyet ve Sahil Güvenlik'e dağıtılması planlanıyor. Daha önceki siparişlerle birlikte toplam GÖKBEY siparişi 83'e çıkmış durumda. Bu sözleşmenin en kritik tarafı, 57 helikopterin TEI-TS1400 yerli motoruyla teslim edilecek olması. İlk yerli motorlu teslimatlar 2028'de başlayacak.

GÖKBEY aynı zamanda ASELSAN açısından da önemli bir referans platform haline geliyor. ASELSAN'ın geliştirdiği ATRAS Trafik ve Çarpışma Önleme Sistemi ile FLCON 400 uçuş kontrol bilgisayarının ilk teslimatları GÖKBEY için yapıldı. TEI'nin TS1400 motorunun da seri üretim standardına ulaşmasıyla GÖKBEY'in Türkiye açısından değeri, yalnızca yerli tasarım bir helikopter olmasından değil, motoru ve kritik elektronik sistemleriyle birlikte yerli bir ürün ailesine dönüşmesinden kaynaklanacak. Bu ölçekte bir üretim artışının TUSAŞ'ın alt yüklenici ağına, özellikle aylık üretim hızının dört helikoptere çıkarılması hedefine getireceği kapasite yükü de ayrıca izlenmek gerekiyor.

Dolayısıyla GÖKBEY'de bundan sonra kaç helikopterin üretildiği kadar, üretim temposunun ne kadar artırılabildiğini ve 2028'den itibaren TS1400 motorlu teslimat takviminin nasıl işleyeceğini takip etmek gerekiyor.

HÜRKUŞ-II'de uzun bekleyiş bitiyor

Bu hafta HÜRKUŞ-II açısından önemli bir eşik daha aşıldı. Uçağa 9 Eylül'de Askeri Tip Sertifikası verildi. Sertifikasyon........

© Habertürk