menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Numarayı taşıdık, IBAN'ı neden taşıyamıyoruz?

45 0
05.08.2026

Türkiye'de bankasını gerçekten kendi iradesiyle seçen kaç vatandaş var? Sorunun cevabı sanıldığından çok daha küçük bir sayı. Çünkü bu ülkede banka seçimi çoğu zaman vatandaşın değil, onun bağlı olduğu kurumun kararı. Maaşınızı hangi bankadan alacağınıza işvereniniz karar veriyor, emekli aylığınızı hangi bankadan alacağınıza devlet, ürün bedelinizi hangi hesaba yatıracağına ise alıcı kurum karar veriyor. Sonunda ortaya, aynı kişinin farklı gerekçelerle birçok bankanın müşterisi olduğu, kimsenin sorgulamadığı ama milyonlarca insanın her gün yaşadığı tuhaf bir bankacılık düzeni oluşuyor.

Bu tablonun perde arkasında ise oldukça basit bir ticari mantık var. Bir banka, bin çalışanı olan bir şirketle ya da büyük bir kamu kurumuyla maaş protokolü imzaladığında, tek bir toplantıyla binlerce müşteri kazanmış oluyor. Kurum promosyon alıyor, banka müşteri kazanıyor; bu ilişkiden kazançlı çıkan iki taraf var ve ikisi de vatandaş değil. Serbest piyasanın olağan işleyişinde şirketler tüketiciyi ikna ederek kazanır; burada ise vatandaş ikna edilmeden, sırf çalıştığı ya da bağlı olduğu kurum öyle anlaştığı için taraf oluyor. Bugün milyonlarca kişinin müşterisi olduğu bankaların önemli bir kısmı, aslında bu şekilde edinilmiş bir müşteri tabanına oturuyor.

Yirmi yıl önce bu düzenin arkasına teknik bir gerekçe sığdırılabilirdi. Bugün elde FAST (Fonların Anlık ve Sürekli Transferi) var, IBAN (International Bank Account Number / Uluslararası Banka Hesap Numarası) var, e-Devlet var, açık bankacılık var; para bankalar arasında saniyeler içinde hareket edebiliyor, bir uygulamadan başka bankalardaki hesaplar bile yönetilebiliyor. Teknoloji zaten hazırsa, geriye tek bir soru kalıyor: vatandaş neden maaşını, ürün bedelini ya da aldığı desteği kendi seçtiği hesaba yönlendiremiyor?

Avrupa'nın çoktan kapattığı tartışma

Bu soruya Avrupa Birliği (AB) çoktan bir cevap üretmiş durumda. AB'nin SEPA (Single Euro Payments Area / Tek Euro Ödeme Alanı) sistemi sayesinde bir vatandaşın hesabının hangi üye ülkede olduğu artık hiçbir işveren için engel teşkil etmiyor. Fransa'daki bir şirket, çalışanının maaşını doğrudan Almanya'daki ya da Hollanda'daki hesabına yatırabiliyor. Kimse belirli bir ülkedeki ya da belirli bir bankadaki hesabı kullanmaya zorlanamıyor.

Avrupa Komisyonu bu pratiği engellemeye çalışan kurumları tarif etmek........

© Habertürk