Piyasalar için Warsh yok, Trump'ın TAKO'su var
Fed, Japonya ve Trump'ın ardından yeni haftanın en kritik sorusu, direksiyonda kim var?
Uzun yıllar finansal piyasaların yönünü merkez bankaları belirledi. Faiz kararları açıklandı, piyasalar fiyatladı. Siyasi liderler konuştu, yatırımcılar pozisyon aldı.
Bugün ise çok farklı bir dönemden geçiyoruz. Artık yalnızca siyaset piyasaları yönlendirmiyor. Piyasalar da özellikle ABD’nin çevireceği borcu yüksek olması nedeniyle Trump’ın attığı geri adımlar sayesinde (TAKO) siyaseti yönlendiriyor.
Geçen hafta bunun belki de son yıllardaki en çarpıcı örneklerinden birini yaşadık.
Fed bekledi, piyasalar beklemedi
Fed politika faizini değiştirmedi. Başkan Kevin Warsh enflasyon konusunda kararlı mesajlar verdi, iddialı konuştu ama somut bir adım atmadı.
Piyasalarda ilk tepki olarak ABD kısa vadeli tahvil faizleri düşerken uzun vadeli tahvil faizleri yükseldi. 30 yıllık tahvil faizi 5.27 ile 2008 öncesi düzeyine çıktı. Piyasalar yeni başkana erken ısınmıştı ama aynı şekilde erken bir güvensizlik de duymaya başladı.
Ancak daha ilginç olanı bundan sonraydı.
Dolar ilk şoku atlattıktan sonra değer kaybetmeye başladı.
Altın ise jeopolitik risklerle yükselmek isterken, yükselen tahvil faizlerinin oluşturduğu duvara çarptı.
Piyasalar Fed'in söylediklerinden çok, bundan sonra ne yapamayacağını fiyatlamaya başladı.
Şimdi gözler bu hafta açıklanacak ABD Tarım Dışı İstihdam verisinde.
Çünkü güçlü bir istihdam tablosu, Fed'in yüksek faiz politikasını daha uzun süre koruyabileceği beklentisini güçlendirebilir.
Japonya sessiz ama en kritik oyuncu
Haftanın ikinci büyük gelişmesi Tokyo'dan geldi. Japonya Merkez Bankası faiz artırmadı. Aslında artıramadı.
Çünkü yıllardır sıfıra yakın faizle fonlanan Yen, bugün küresel........
