Paranın geleceği Fed, petrol ve tahvil üçgeninde
Küresel piyasalar geçen haftayı yeni bir rekor, yeni bir korku ya da büyük bir satış dalgasıyla değil, önümüzdeki dönemin fiyatlama haritasını biraz daha belirginleştirerek tamamladı.
ABD’de enflasyonun beklentilerden daha ılımlı seyretmesi, buna karşılık petrolün yeniden yükselmesi ve uzun vadeli tahvil faizlerinin bütün bunlara rağmen düşmemesi, piyasaların önüne yeni bir denklem koydu.
Artık küresel piyasaların geleceğini yalnızca Fed’in ne yapacağı belirlemeyecek. Fed, petrol ve tahvil üçgeni belirleyecek.
Geçen haftanın belki de en önemli sonucu ise şu oldu: Stagflasyon riski gündemden düşmeye başladı, yerini yalnızca durgunluk riski aldı.
Kötü seçenekler arasında bu, piyasalar açısından iyi olanı.
Enflasyon cephesinden iyi haber
ABD’de temmuz TÜFE aylık bazda yalnızca %0,1 arttı. Yıllık enflasyon %3,5’ten %3,4’e geriledi. Gıda ve enerjinin dışlandığı çekirdek TÜFE ise aylık %0,2, yıllık %2,5 arttı.
Özellikle çekirdek göstergenin beklentiler dahilinde ve sınırlı kalması, petrol şokunun henüz tüketici fiyatlarına güçlü bir biçimde yansımadığını gösterdi.
Ardından gelen ÜFE daha da rahatlatıcıydı. Üretici fiyatları temmuzda aylık bazda değişmedi. Piyasa %0,2 artış bekliyordu. Yıllık ÜFE de %5,5’ten %4,7’ye geriledi.
Yani üretim zincirinin daha yukarılarında da fiyat baskısı beklenenden daha zayıf çıktı.
Bu iki veri, geçen haftanın piyasa açısından en önemli rahatlama noktasıydı.
Çünkü bundan birkaç ay önce korkulan senaryosu “Petrol yükselir, enflasyon yükselir, ekonomi yavaşlar, Fed faiz indirmek yerine sıkı kalır” şeklindeydi.
Bu tam anlamıyla stagflasyondu.
Şimdi ise tablo değişiyor. Enflasyon düşüyor, ekonomi yavaşlıyor. Yani önümüzdeki dönemin temel riski artık stagflasyon değil, stagnation yani durgunluk.
Elbette enflasyon hâlâ Fed’in %2 hedefinin üzerinde. Petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi de ağustos ve eylül verilerinde yukarı yönlü baskı yaratabilir. Fakat geçen haftaki TÜFE ve ÜFE rakamları, enerji şokunun henüz kalıcı ve geniş tabanlı bir enflasyon dalgasına dönüşmediğine ilişkin önemli bir işaret verdi.
Bu nedenle piyasalar açısından kötü seçenekler arasından daha iyi olan seçilmiş durumda: Yavaşlayan ekonomi var ama kontrolden çıkan enflasyon yok.
Tüketici de frene basıyor
Enflasyonun yanında ekonominin talep tarafında da soğuma işaretleri geldi.
Temmuzda ABD perakende satışları %0,6 geriledi. Bu, dokuz ay sonraki ilk düşüş oldu. Ekonominin büyüme hesaplamasında kullanılan çekirdek perakende satışlar da %0,4 düştü.
Dolayısıyla geçen haftanın ekonomik resmi birbirini tamamlayan iki veriden oluştu. Fiyat baskısı azalıyor. Talep de zayıflıyor.
Bu, Fed açısından hiç kuşkusuz önceki haftalara göre daha rahat bir tablo.
Nitekim piyasa, eylül........
