İthalatın dili: Fabrikalar konuşuyor, tüketici susuyor
Ekonomide bazen tek bir veri onlarca açıklamadan daha fazlasını söyler. Ticaret Bakanlığı’nın temmuz ayı dış ticaret verileri de onlardan biri. İlk bakışta ithalat yüzde 4.7 artmış görünüyor. Oysa asıl hikâye toplam rakamda değil, ithalatın bileşiminde gizli.
Çünkü Türkiye aynı anda iki farklı ekonomik tablo yaşıyor.
Bir tarafta üretim ve yatırım devam ediyor. Diğer tarafta ise tüketim frene basıyor.
Tam da dezenflasyon programının hedeflediği tablo aslında bu.
Yatırım mallarında yeni rekor
Bitişikte yer alan tabloda da görülebileceği gibi en dikkat çekici veri yatırım malları ithalatında.
2024 yılında 50.6 milyar dolarla tarihi zirve görülmüştü. O dönem bunun geçici bir sıçrama olduğu düşünülebilirdi. Ancak 2025'te rakam 54.9 milyar dolara çıkarak yeni bir rekor kırdı.
Bu yıl ise yılın sadece ilk yedi ayında 31.2 milyar dolarlık yatırım malı ithal edildi. Geçen yılın aynı dönemine göre artış yüzde 2.3. Üstelik bu tablo;
kredi büyümesini sınırlayan düzenlemelere,
sıkı para politikasına,
talebi baskılayan gelirler politikasına rağmen ortaya çıktı.
Bu durum önemli bir gerçeği gösteriyor.
Türkiye'de yatırım iştahı tamamen kaybolmuş değil. Sanayici uzun vadeli rekabet gücünü koruyabilmek için makine, teçhizat ve teknoloji yatırımlarını sürdürmeye çalışıyor. Yatırım kararları ertelense bile tamamen rafa kaldırılmış görünmüyor.
Hammadde ithalatı üretimin aynasıdır
Daha da dikkat çekici olan ise hammadde ve ara malı ithalatı.
İlk yedi ayda yüzde 8........
