Hazine mi kazanacak, yapay zekâ mı?
Küresel piyasalarda geçen haftanın en önemli gelişmesi borsalarda değil, tahvil piyasasında yaşandı. ABD'nin uzun vadeli tahvil faizleri yükselirken Hazine'nin piyasaya müdahalesi de beklenen etkiyi yaratmadı.
Müdahalenin geri sekmesi ile 30 yıllık ABD tahvil faizi yüzde 5,337’ye, 10 yıllık yüzde 4,738’e kadar çıktı.
Geçen hafta altın yüzde 5,4 prim yaparken dipten dönüşünü yüzde 17’ye çıkardı.
Petrol fiyatlarının yüzde 8.6 artışla 94.39 dolara çıktığı haftada Bitcoin yüzde 24.4 artarak 78.335 dolara yükseldi.
Petrol fiyatlarındaki tırmanışa karşılık piyasaların kendi iç sorunlarına dönmesine yol açan mesele, birkaç milyar dolarlık tahvil geri alımından çok daha büyük. Evet, ABD'nin kamu borcu 40 trilyon doları aştı. Ama daha önemlisi, bu stok her yıl yaklaşık 2 trilyon dolar daha büyüyor. Son 1 trilyon dolarlık artış ise 152 güne sığdı.
Dolayısıyla piyasanın sorduğu soru artık “ABD'nin borcu ne kadar” değil, “Bu borç hangi hızla büyümeye devam edecek ve kim finanse edecek?”
Tahvilin karşısına yeni bir rakip çıktı
ABD Hazinesi piyasadan daha fazla para isterken Amerikan şirketleri de yapay zekâ yatırımları için devasa miktarlarda sermaye çekiyor.
Veri merkezleri, çipler, enerji altyapısı ve yeni nesil hesaplama kapasitesi için yapılan yatırımlar büyüdükçe, küresel tasarrufların bir bölümü Hazine tahvilleri yerine AI ekonomisine yöneliyor. Dolayısıyla ABD tahvilinin karşısında artık yalnızca hisse senetleri yok. Yapay zekâ yatırımlarının kendisi güçlü bir sermaye rakibi haline geliyor.
Burada çok önemli bir paradoks var. ABD Hazinesi daha fazla borçlanmak zorunda. Amerikan şirketleri de daha fazla yapay zeka yatırımı yapmak zorunda.
Ve ikisi de aynı küresel tasarruf havuzundan para istiyor. Talep artıyor, arz da artıyor.
Tahvil faizleri üzerindeki baskının yapısal nedenlerinden biri tam olarak bu.
Washington'ın AI'dan vazgeçme şansı yok
Üstelik ABD'nin “O zaman yapay zekâ yatırımlarını biraz yavaşlatalım, Hazine rahatlasın” deme lüksü de bulunmuyor.
Çünkü AI artık yalnızca teknoloji şirketlerinin büyüme hikâyesi değil. ABD'nin Çin ile ekonomik, teknolojik ve stratejik rekabetinin merkezinde. Çin ile yarışabilmek için Washington'ın AI yatırımlarını sürdürmesi, hatta hızlandırması gerekiyor.
Bu nedenle ortaya çok zor bir denklem çıkıyor. ABD bir yandan borçlanmayı azaltmak zorunda, diğer yandan Çin'le yarışabilmek için AI yatırımlarını artırmak zorunda.
Bütçe açığı nedeniyle daha fazla tahvil ihraç edilirken özel sektör de aynı sermaye havuzundan daha büyük pay istiyor.
İşte tahvil piyasasının sıkıştığı yer burası.
AI hem sorun hem çözüm
Fakat yapay zekâ yalnızca sorunun bir parçası........
