menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

3.Yılında program: 'Şoklara dayandık, sıra reformlarda'

57 0
24.04.2026

Ekonomi yönetiminin yaklaşık üç yıldır uyguladığı dezenflasyon programı artık bir geçiş dönemini geride bırakıp sonuçların daha görünür olduğu bir evreye girdi. Bu süreçte en çok tartışılan konu ise şu oldu: Program gerçekten işe yarıyor mu, yoksa zaman mı kazanılıyor?

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Kanal 7 Medya Grubu’nun Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi’nde düzenlediği Yükselen Türkiye Zirveleri’nin ilkinde bu soruya doğrudan yanıt verdi. Yalnızca bugünü değil, programın geçmişini ve geleceğini de çerçeveleyen bir yaklaşım ortaya koyan Mehmet Şimşek Özellikle “mükemmel program” tartışmasına verdiği yanıt, ekonomi politikasının doğasına ilişkin önemli bir gerçekliği yeniden hatırlattı.

Ekonomi politikası bir ideal arayışı değil, bir risk yönetimi sanatıdır. Ve risk yönetiminde başarı, hatasız olmak değil, sistemi ayakta tutabilmektir.

Bugün geldiğimiz noktada tabloyu anlamak için üç aşama kritik: risklerin yönetildiği ilk yıl, dengenin kurulduğu ikinci yıl ve reformların belirleyici olacağı üçüncü yıl.

Bu üç aşama aslında programın sınırlarını da gösteriyor. Çünkü ekonomide hiçbir program kusursuz çalışmaz, ama doğru yönde ilerleyen programlar sistemi ayakta tutar.

1-Üç yıllık programın bilançosu: Kırılganlıktan dirence

Mehmet Şimşek’in sunumuna göre Programın ilk iki evresi, makro-finansal istikrarın tesisi ve risklerin kontrol altına alınması üzerine kurgulandı.

Mali disiplin ve deprem finansmanı: 2023 yılında bütçe açığının %9,8’e ulaşma riski varken, deprem yaralarını sarmak için harcanan 90 milyar dolara rağmen açığın %3’ün altına çekilmesi, programın en somut mali başarısıdır. Eğer bütçede bu toparlanma olmasaydı şimdi karşılaştığımız petrol şokunda eşel-mobil sistemi uygulanamazdı.

Borçluluk ve rezerv yönetimi: Türkiye’nin hanehalkı, özel sektör ve devlet olarak iç ve dış borcunun milli gelire oranı ile küresel ortalamanın (00 ) çok altında kalarak stratejik bir avantaj sağlamıştır. Eş zamanlı olarak TCMB rezervleri güçlendirilmiş ve KKM tasfiye edilmiştir.

Risk primi (CDS) performansı: Türkiye’nin kredi risk primi 2023'ten bu yana 471 baz puan düşerek, benzer ülkelere kıyasla 10 kat daha hızlı iyileşmiştir.

Dış finansman erişimi: Brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranı ’ye gerilerken, reel sektörün dış borç çevirme oranları iyileşmiş ve borçlanma maliyetleri düşmüştür.

Küresel tektonik kaymaların etkileri

Bakan Şimşek, Türkiye'nin önündeki en büyük engellerin yerel değil, küresel ölçekli dış şoklar olduğunu vurgulamaktadır.

İkinci Çin şoku etkisi: Birinci şok bu ülkenin Dünya Ticaret Örgütü’ne katılıyla 2000’lerin başında gerçekleşti. Çin'in dünya imalat sanayinin 0'una hakim olması ve artık ucuz iş gücü değil, yüksek teknoloji ile pazarları domine etmesi Türkiye için ciddi bir rekabet baskısıdır. Çin, ABD'ye satamadığı ürünleri küresel pazarlara yükleyerek fiyat dengelerini sarsmaktadır. Bu da ikinci Çin şokudur.

İhracat pazarlarında yavaşlama: Türkiye’nin ihracatının ’ini yaptığı ülkelerde büyüme geçen yıl %2,4 iken,........

© Habertürk