menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Geçmişin deneyimiyle, sevginin rehberliğinde yeni döneme

31 0
29.08.2026

Okulların açılmasıyla birlikte sınıflarımız yeniden cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle dolacak. Her yeni başlangıç; kalplerimizde yepyeni umutlar, tertemiz defterler ve unutulmaz anılar biriktirme heyecanı uyandırır. Ancak bu heyecan fırtınasının içinde, geçmiş yıllarda yaşadığımız bazı yorgunlukların ve tekrarlanan küçük kazaların gölgesi de üzerimize düşebilir. “Acaba yine aynı sorunlarla karşılaşacak mıyız?” kaygısı hem öğretmenlerin hem de velilerin zihnini kurcalayabilir.

Oysa her yeni eğitim yılı, hayatın bize sunduğu taptaze bir şanstır. Geçmişin tecrübelerini birer yük değil, yol gösterici birer rehber olarak kabul ettiğimizde; okulları sadece bilgi aktarılan yerler olmaktan çıkarıp, ruhun ve aklın güvenle büyüdüğü sıcacık yuvalara dönüştürebiliriz. Bu süreçte eski hataların tekrar etmemesi ve okul ikliminin huzurla sarmalanması için hepimize düşen bazı incelikler vardır.

Dinlemeyle Başlayan Bir İletişim Köprüsü Kurmak

Geçmişte yaşanan kopuklukların temelinde genellikle “duyulmamış hissetmek” yatar. Çocuklar, veliler ya da meslektaşlar… Her birey anlaşılmak, sesinin ve emeğinin değer gördüğünü bilmek ister. Yeni dönemin başında aceleyle kararlar almak yerine, birbirimizi........

© Haberton