menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gençler kendi dillerini kaybediyor

13 0
05.02.2025

Sohbetlerine baktıkça aklıma şu soru geliyor: Gençler artık kendi dillerini unutuyor mu? Duygularını tam olarak ifade edemiyor, derinlikten kaçıyorlar. Sadece kısa kelimeler, emojiler, hızlı mesajlar… Bir şey anlatırken “bilmiyorum işte” deyip geçiştiriyorlar. Duygularına isim vermekte zorlanıyorlar.Bu sadece bir dil meselesi mi? Yoksa bir neslin düşünce yapısının, duygusal zekasının, ilişkilerinin de çöküşü mü?

Dil ve Düşünce: Birbirine Bağlıdır. Dil, sadece kelimelerden ibaret değildir. Bir insanın düşünce biçimini belirler. Düşünme yeteneğimiz, kelime haznemizle sınırlıdır. Eğer kelimelerimiz azalırsa, düşünme kapasitemiz de azalır. Araştırmalar gösteriyor ki: Kelime dağarcığı geniş olan insanların duygusal zekası da yüksek oluyor. Çünkü kelimeler, duyguları anlamlandırmamıza yardımcı olur. Ama şimdiki gençler… Karmaşık cümleler kurmaktan kaçınıyor. İroniyi, mecazı, derin anlamları anlamakta zorlanıyor. Duygularını ifade etmek yerine emojilerle geçiştiriyor. Bir nesil, yavaş yavaş düşünme yetisini kaybediyor olabilir mi?

Eskiden insanlar derin okuma yapardı. Bir kitabın içine girer, karakterlerin hislerini yaşar, olay örgüsünü takip ederdi. Şimdi mi?

TikTok videoları 15 saniye içinde tüketiliyor.
✔ Diziler artık 40 dakika bile sürmüyor.
✔ Haberler bile 280 karakterlik tweet’lere sığdırılıyor.

Sonuç? Dikkat süresi kısaldı. Bir araştırmaya göre: 2000’li yılların başında bir insanın ortalama dikkat süresi 12 saniyeydi. Şimdi bu süre 8 saniyeye düştü. Yani bir Japon balığının dikkat süresiyle yarışıyoruz.Bu yüzden insanlar sürekli sıkılıyor, hiçbir şeyden tatmin olmuyor

Beynimiz hızlı uyarıcılara alıştı. Eskiden eğlenmek için saatlerce kitap okuyan biri, şimdi 30 saniyelik Instagram Reels izliyor. Bu yüzden yavaş aktiviteler sıkıcı gelmeye başladı. Dopamin bağımlılığı arttı. Sosyal medya, bize sürekli küçük dozlarda mutluluk patlamaları veriyor. Her bildirim, her beğeni, beynimizde dopamin salgılatıyor. Ama bu hızlı hazlar, uzun vadeli mutluluğu öldürüyor. Uzman olarak buna “dopamin detoksu” diyebilirim. Sürekli uyarıcıya maruz kalan beyin, normal........

© Haberton