menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

6 Şubat depreminin yıldönümünde dayanışma ve umut

12 0
06.02.2025

İçindekiler:

6 Şubat 2023’te yaşanan deprem felaketi hepimizi derinden sarstı. O gün, bir eğitimci uzman olarak değil, öncelikle bir insan olarak büyük bir acıyı hissettim. Yaşanan kayıplar, yıkılan evler, yok olan hayatlar… Ancak bu felaketin belki de en uzun sürecek etkisi, geride kalanların ruhunda açılan yaralar. Özellikle çocuklar için, bu travmanın etkilerini anlamak ve onlara doğru şekilde destek olmak hayati önem taşıyor.

Deprem gibi büyük bir felaket, çocuklarda güvensizlik hissi yaratır. Ani ve kontrol edilemez bir şekilde gelişen bu olay, onların dünyaya dair güvenli bir çerçeve oluşturmasını zorlaştırır. Çocukların verdiği tepkiler yaşlarına göre değişir:

0-3 yaş arası: Uyku ve beslenme bozuklukları, aşırı huzursuzluk ve ebeveyne yapışma ihtiyacı görülebilir.

4-6 yaş arası: Korkular, kabuslar, alt ıslatma ve regresyon (önceki gelişim dönemine geri dönüş) gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

7-12 yaş arası: Kaygı, dikkat dağınıklığı, akademik başarısızlık, içe kapanma ya da aşırı hareketlilik görülebilir.

Ergenler: Depresyon, öfke patlamaları, geleceğe dair umutsuzluk ve riskli davranışlar (madde kullanımı, okuldan uzaklaşma) gelişebilir.Çocukların ekranlarda sürekli yıkım görüntülerini izlemesi, travmatik etkileri artırabilir. Bu yüzden ebeveynlerin ve eğitimcilerin medya kullanımını sınırlandırması önemlidir.

Bir uzman olarak ailelere en büyük tavsiyem, çocuklarının duygularını küçümsemeden dinlemeleridir. “Korkacak bir şey yok” ya da “Unut gitsin” gibi cümleler, çocukların travmayı bastırmasına ve ileride daha büyük sorunlar yaşamasına yol açabilir. Bunun yerine:Çocukların korkularını ifade etmesine izin verilmeli.Deprem hakkında bilimsel, yaşına uygun açıklamalar yapılmalı.Rutinler korunmalı ve güven hissi sağlanmalı.Fiziksel temas (sarılma, el tutma) artırılmalı.Oyun terapisi gibi yaratıcı yöntemlerle duygularını ifade etmeleri teşvik edilmeli.

Okullar, çocukların en çok zaman geçirdiği alanlardan biri olduğu için, deprem travmasını aşmalarında önemli bir rol oynar. Öğretmenlerin bilinçlendirme süreçlerine aktif katılması gerekir.Depremle ilgili korkutucu değil, bilinçlendirici eğitimler verilmeli.Psikolojik destek alabilecekleri mekanizmalar tanıtılmalı.Çocukların güven içinde hissedebileceği etkinlikler düzenlenmeli.Travma sonrası stres bozukluğu belirtileri gösteren öğrenciler için uzman desteği sağlanmalı.

Ülkemiz, büyük bir kısmı aktif fay hatları üzerinde yer aldığı için her zaman deprem riski altında. Marmara, Ege ve Doğu Anadolu bölgeleri başta olmak üzere birçok il, büyük depremler yaşama potansiyeline sahip. Ancak önemli olan, bu gerçeği bilerek hazırlıklı olmak.

Evlerimizi depreme dayanıklı hale getirmeliyiz.

Deprem çantası hazırlamalı, aile içinde acil durum planları yapmalıyız.

Çocuklara depreme yönelik doğru bilgi vermeli, korkutucu değil, bilinçlendirici konuşmalar yapmalıyız.

Okullarda ve iş yerlerinde düzenli tatbikatlar........

© Haberton