Konforlu cehennem: Bizi ne zaman susturdular?
Bir toplumun çöküşü, binaların yıkılmasıyla ya da ekonominin bozulmasıyla başlamaz. Bir toplum, yapılan haksızlıklar karşında çıkan seslerin yerini cılız fısıltıların ve ardından derin bir sessizliğin almasıyla çöker. Bugün etrafınıza bir bakın. Herkes bir şeylerden şikâyetçi, herkes gidişattan memnuniyetsiz ama kimse parmağını taşın altına koymuyor. Kahve masalarında, kapalı kapılar ardında ya da anonim sosyal medya hesaplarının arkasında gürleyen sesler; gerçek dünyada yerini derin bir kabullenişe bırakıyor. Biz ne zaman bu kadar konfor düşkünü ve bu kadar duyarsız olduk?
Tepkisizliğin meşrulaştırılması
Modern dünya bize harika bir illüzyon sattı: “Sen kendi hayatına bak, gerisi seni ilgilendirmez!” Bu bireyselci masal sayesinde, komşumuzun evi yanarken, kendi odamızın iklimlendirmesiyle övünür hâle geldik. Yanlışı gördüğümüzde, “Başımı........
