menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Büyük Reset nedir?

3 0
06.02.2026

Büyük Reset nedir?
İnsanı yaşat ki dünya yaşasın.

Sevgili dostlar,

Great Reset kavramı ilk olarak kamuoyuna World Economic Forum tarafından sunulmuş ve en çok Klaus Schwab tarafından detaylandırılmıştır.
Great Reset = dünya ekonomisinin ve dünya düzeninin yeni kurallarla yeniden başlatılması fikridir.

Great Reset, tek merkezden yönetilen bir gizli plan değildir; ancak küresel politika ve finans çevrelerinde uzun süredir tartışılan çözüm setlerinin, kriz dönemlerinde hızla hayata geçirilmesidir. Finans dünyasında “Great Reset” ile kastedilen şey, aslında çok daha basit bir gerçektir.

En açık açıklama şudur:
Mevcut ekonomik kurallar artık etkili değildir. Dünya ekonomisi duvara toslamak üzeredir. (Larry Fink) Zamane Karun’ları büyük bir telaş almış durumdadır.

Borçlar tarihî seviyelere ulaşmıştır, enflasyon ve faizler coşmuş, hükümetler her krizde piyasaları kurtarmak için giderek daha fazla müdahale etmek zorunda kalmakta, halkın paralarını sermaye sahiplerine peşkeş çekmektedir ve merkez bankaları sistemi ayakta tutabilmek için sürekli yeni araçlar üretme derdindedir.

Efendim,

Bugün “reset” adı altında sunulan şey, sistemin ahlâkını düzeltmeyi değil, sadece altyapısını güncellemeyi hedeflemektedir:

• Aşırı borca dayalı ekonomik sistemin yeniden ayarlanması,
• dijital para ve dijital finans sistemlerinin yaygınlaştırılması,
• devletin piyasalara daha fazla müdahalesi,
• şirketlerin yalnızca kâra göre değil, çevresel, sosyal ve yönetişim ilkelerine göre de değerlendirilmesi.

Fakat sistemin tam merkezinde hâlâ aynı unsurlar bulunmaktadır:
borç, faiz, zulüm ve haksızlık.

Finansal analiz konusunda temel bilgiye sahip olan herkes, 2008 krizinde sistemin düzeltilmediğini çok iyi biliyordu.
Sistem yalnızca daha fazla para basılarak ertelendi.

Bugün konuşulan reset de aynı soru etrafında dönmektedir:

Nasıl yöneteceğiz?
Nasıl dijitalleştireceğiz?
Nasıl ölçeceğiz?

Ancak neredeyse hiç sorulmayan soru şudur:
Bu sistem adaletli mi?

İşte İslami ve etik finansın “alternatif” olarak anılmaya başlanmasının nedeni tam da budur.

Batı’da insanların çoğu İslami finansı yalnızca “faiz yok” şeklinde tanımaktadır.
Bu son derece eksik ve yetersiz bir tanımdır.

Asıl mesele faizin varlığı ya da yokluğu değildir.
Asıl soru şudur:

Riski kim üstleniyor? Neden sermaye sahipleri hiç kaybetmiyor?

Maalesef modern finans sisteminde kârlar özelleştirilmiş, zararlar ise topluma yayılmıştır.

2008 yılında milyonlarca insan evsiz kaldı.
Buna karşılık büyük finansal kurumlar kamu kaynaklarıyla, yani halkın kendi parası ile kurtarıldı.

Finans kurumları adeta........

© Habername