MÜMİNLER ŞU SÜNNETİN YARISINI YAŞASA DÜNYA HUZUR BULUR
Rabbimizin tüm insanlığa gönderdiği son din olan İslam; yalnızca bir inanç sistemi değil, baştan sona bir hayat nizamıdır. İtikadıyla kalbi, ibadetiyle ruhu, muamelatıyla hayatı ve nihayet güzel ahlakıyla insanı inşa etmiştir. Bu bütün; çağların aradığı, fakat bulamadığı hakikat reçetesidir.
Bugün insanlık, huzurun izini sürüyor, lakin yanlış istikamete gidiyor. Çünkü kaybettiğini sandığı huzur, aslında terk ettiği hakikatin ta kendisidir. Asırlar önce yitirilen güven, adalet, merhamet, hoşgörü ve diğerkâmlık; başka medeniyetlerin koridorlarında değil, İslam’ın özünde saklıdır. Ne var ki bu hakikat, en çok ona sahip olması gerekenler tarafından ihmal edilmiştir.
BATI: GÜÇLÜ FAKAT KÖTÜ
Son üç asırdır dünyaya yön veren Batı medeniyeti; aklıyla yükselmiş,
sistemiyle hükmetmiştir.
Sömürüyü ustalıkla gizleyen, gücü sistemle tahkim eden bu medeniyet; askerî alanda, ekonomide, iletişimde ve propagandada zirveye çıkmıştır.
Fakat bir hakikat vardır ki gözlerden kaçırılmaktadır: Güç, her zaman hakikatin yanında durmaz, her zaman iyilik getirmez. Niçin? Batı, insanı tam anlamadan insanlığa yön vermeye kalkmış; zamanı idrak etmeden hüküm kurmaya çalışmış; varlığın sırrını çözmeden düzen inşa etmiştir. Hakikati yarım gören bir medeniyetin, tam huzur üretmesi mümkün müdür?
İşte bu yüzden asırlardır
Erdemler kalplerden göç etmiş,
iyilik Kaf Dağı’nın ardına........
