KUZEY AFRİKA’DA BİR TARİKAT VE DİRENİŞ SEMBOLÜ SENUSİLER
Senûsîlik sadece bir tarikat değil, bir direnişin, bir uyanışın ve bir varoluşun temsilidir. 20. Yüzyılın Kuzey Afrika’sında doğup İtalyanlara, Fransızlara ve İngilizlere karşı verilen mücadelenin hikâyesidir.
Tarikatın ilk şeyhi Muhammed bin Ali es-Senûsî’dir. Cezayir’de doğmuştur. İlim tahsili için Fas ve Hicaz’a gitmiştir. Şeyhin amacı bidatlerden uzak, sade ve disiplinli bir İslam anlayışını yaymaktı. Çöllerde zaviyeler kurarak, sömürge faaliyetlerine başlayan Fransızlara karşı halkı örgütlüyor ve eğitiyorlardı.
Alışılmışın dışında Senûsî zaviyeleri sadece eğitim amaçlı değil aynı zamanda askerî amaçlı kullanılmıştı. Stratejik bölgelere kurulan bu zaviyeler ticaret yollarını ve bölgelere hâkim tepelere kurulup askerî üsler olarak da kullanılırdı. Bu yüzden Senûsî zaviyeleri yalnızca tekke değil aynı zamanda teşkilat merkeziydi. Bu zaviyeler Trablus ve Cezayir’de aktif rol oynuyordu.
Senûsîlerin avantajı düzenli ordular karşısında çöl şartlarına adapte olmuş mücahitlerin varlığıydı. Muhammed bin Ali es-Senûsî’nin oğlu Muhammed el-Mehdî es-Senûsî, Senûsîlik hareketini geliştirmiş ve kısa bir zamanda Akdeniz kıyılarındaki Trablus, Bingazi başta olmak üzere binlerce kilometrelik bir toprağı güvenlik altına almıştı. Ayrıca bütün bir Orta Afrika ve Akdeniz ticareti Senûsîlerin kontrolüne girmişti.
Senûsîlerin bu gücü elbette yardımlaşma ve dayanışmadan geliyordu. Öğrenmek ve öğrendiklerini kardeşlerine öğretmek, nafile ibadetlerden önemli görülürdü. İhvan adı verilen müritler Cuma ve pazartesi geceleri zaviyelerde toplanır, mukaddim denilen şeyhin öncülüğünde Kur’an okurdu.
22 yıllık tebliğ faaliyetleri sonrası Afrika’da beş milyon putperest Müslüman oldu. O dönemin şartlarında bu olağanüstü bir sayıydı. Babasının vasiyeti üzerine Şeyh Muhammed el-Mehdi es-Senûsî Fas, Suriye, İstanbul, Hindistan, Mısır, Nijer ve Tuareg (Nijer) ülkesine kadar halifeler gönderdi. İtalyanların........
